Güvercin Yalnızlığı

“Gidip yatalım çocuklar sabah olmak üzere” Ayağa kalktı sonra yere koyduğu gitarını aldı yerden söylediğini yapma niyetini de bayağı ortaya koyarak. “Bu gece için bu kadar yeter, yoğunduk. Yorulduk.” Kalktı bir eyvallah el kaldırması gitti ayakkabısını giydi eliyle yardımı olmadan bileğini birkaç büküşle, peşinden ötekiler kapıyı açıp dışarı çıktılar, kapıyı çekip gittiler.

Güvercin Yalnızlığı

Anlattıkları cebinde kalmış, tezgahında daha satılmamış malı olduğu için tezgahını toplamak için acele etmeyen pazarcı gibi oturdu biraz daha sonra kalktı gidenlerin açık bıraktıkları ışıkları söndürdü. Döndü tekrar karanlığa ve yalnızlığına.

Bir süre sonra karanlığa da alıştı gözleri. Şarkıyı yeniden tekrarlamak istedi. Ağlamadan tekrarlamak. Sesi kısılmış gibi gecenin sessizliğinin kulağına söyler gibi mırıldanmaya başladı. Sabahın ışıkları penceresine gelene kadar sürdürdü şarkısını çoğu ağlayarak. Işıldamaya başladığında sabah dışarı bakmaya gitti güneşi karşılamaya cama. Camın kenarına tünemiş bir güvercin gördü. Sabah olmamış daha gitmeye niyeti yoktu. Yalnızlığına dokunmadı kuşun. Yanına yaklaşıp yalnızlığını kaçırmadı, kendi yalnızlığını da bir güvercinle bozmadı. Güneş ışıkları kendini iyice belli ettiğinde yalnızlığının içine ışık kaçtı, güvercinde ışık kaçınca yalnızlığına iki kıpırdandı uçtu gitti.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir