Denizin Kokusu

Sabah erken kalkıp sabahıyla tanışmak denizin kokusu.

Bir yerlerde bırakılmış bir yerlerde kalmış bir yerlerde unutulmuş gidilip yeniden alınmamışlıklar hatırlamak o kokuda.

Uyuyacaktı ya o uyusun.

Zeytin ağaçlarının arasından denizi sen bir bak.

zeytin agaci deniz

Kumlar rüzgara öyle bir bazıları direnmiyor rüzgarla al beni götüre uğruyor.

Karşı kıyılardan daha uyanılmamış ışıkları söndürülmemiş sabah olduğu bilinmeyen ışıklar.

Güneş nasıl denk gelir.

Isıtsa. Gölgeye kaçsa. Gölge sabahın serinliğini içinde saklıyor öyle kalsa.

Bir şeyin bir tek olma yolu mu vardır? Fırtına da aynı kıyı güneşte olduğu gibi.

Çocukluğun bahçesinden onlarca çiçek şimdilerde çoğu kuruyup onlarca nesil öncesinde yok olmuş çoğu değişip bahçenin çiçeği olmaktan çıkmış çocukluğunda bahçesi masumluğunu yitirip çalı çırpı topak bir halde.

En son Sinop’un kıyısında deniz çarşaf düzlüğünde Sinoplu Diyojen gölge etme demişti o kafaya takılış.

Sabah iyot kokusu deniz kokusu tanıştın gel bir bardak çay onun da kırk yıl olmasa da yirmiden fazla olmalı hatırı.

Hatırı sayılır dakikalar. Al götür.

Zeytin ağaçları arasından bir deniz.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir