Bir Dönemin Ruhu

Bu günlerde paylaşılan bir dolu gözaltına alınma hikayesinde bazı kişilerin orada bulunan bayanlara şöyle böyle yapacaklarını bağıra bağıra söyleyerek aşağıladıklarını anlatıyorlar.

Bu hem orada bulunan erkek gözaltındakileri tahrik etmek eğer onlara bir şekilde karşı koyarsa (lafla da olsa ) olmayan suçu yaratabilmek, hem de kadın gözaltındakilerin ifadelerini bozabilmek için işkence eğitimini tam almış kişilerin bir taktiğidir.

Şimdilerde bu işkence eğitimleri, gözaltına alırken baş eğdirme, aşağılama taktikleri öğretiliyor mu bilmiyorum. Ama 12 Eylül güvenlik güçleri bu konuda özellikle dış istihbarat örgütlerince eğitilir. İşkenceler sırasında da hem kadınlara, hem erkeklere söyledikleri, ezberledikleri şeyleri de yapıyorlardı.

Esas bakılması gereken şey bu tip davranışların Güney Amerika, Çin, Hindistan ve Pakistan Afganistan operasyonlarında ülke imajı portföyünde bayağı düşülmesi üzerine dış istihbarat örgütlerince bırakılmış bir öğreti olmasına, ülkemizde de özellikle 12 Eylül’e karşı bir referandum yapılıp bunların bir daha yapılmaması için oy istenmesi ve kazanılmasına rağmen varlığını sürdürmesidir..

Yönetenlerin mağduriyet hikayeleri böyle bir şey başlarına gelmemesine rağmen böyle olmuş gibi bağırmalarıdır. Onların başına gelmeyenler bu gün marjinal dedikleri guruplara yakın, onların sempetizanı diyebileceğimiz kişilerin başına fazlasıyla gelmiş. Bu işkence olaylarını yapanlar bu gününün yönetenlerinin zihniyetince defalarca alkış almış, takdir görmüşlerdir. İşkence de, ceza tutukevlerinde, asılarak ölmüş bir dolu kişinin cenaze namazı kılınamamış. Mezarları bulunursa aile tarafından mezarı başında sonradan cenaze namazları üç beş kişiyle kılınmıştır.

Genç arkadaşlarım bu olayları yazan eski anı kitaplarına baktıklarında bunu daha rahat görecek, mağduriyetin asıl kimlerce yaşandığını daha iyi anlayabileceklerdir.

Bunca yıldır biz mağduruz diyenlerin aslında mağdur eden olduğunu görünce bu günlerde ki konuşma üslupları niçin böyle ortaya çıkacaktır.

12 Eylül, 12 Mart bu gözle yeniden bakılması gereken bir dönemdir. O günlerin ‘’baş gardiyan Rıza başta’’ türü şiir ve şarkılara bile konu olan işkencecilerinin ruhlarının bu günlerde varlık göstermesinin altında yatan neden büyük ihtimalle budur.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir