Bir Bardak Çaya

Bir bardak çaya bir küfe dolusu hazine…

Bir misafirim vardı bugün. Özlemişim, özlemiş geldi. Oradan, şuradan, buradan konuştuk.

Konuşacak anlatacak çok şeyimiz vardı. Hiç biri aklımıza gelmedi. Geldi konuşmadık belki de.

Olması gereken, geleceği güzel gözüken o taa derinde bu arkadaşlar ayrılmaz dediğimiz ama şimdi olmayan, olan sıcaklığını kaybetmiş arkadaşlıkları, dostlukları konuşmak istemedik, görmemezlikten geldik sormadık neden böyle oldu diye.

Türk çayı

Türk çayı

İkimizde biliyorduk ki sorgulama aşamasında küçük kişisel, dişin kovuğuna sığmayacak küçük hesapların o günlerde yoğun yaşanan bitmeyecek sanılan ilişkileri bitirdiğini bunların o günlerde tanıdığımız kişilere yakışmadığını konuşamadık sustuk.

Bazen sessizliğin anlattığı hikayeyi romanlar bile anlatamaz yaa. Öyleydi sessizliğimiz.

Kıymetini bile biliyorsak vardır değerler.

Unutmayın bir dizi boncuğa satıldı Manhattan.

Kıymetini biliyorsak. Saklamasını bilebiliyorsak kıymetli oluyor, değerli oluyor her şey.

Dostluklarda öyle. Ya kuruyor dalları. Ya da her birliktelikte daha da yeşeriyor yaprakları.

İyi ki geldi. Mutlu etti gitti.

Sizi de beklerim.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir