Zor Mezun Eden Üniversitelerin Hakiki Kalitesi

universite-kampusu-ogrenciler

Bazı kapılardan girmek zordur. Hep bir “Kart sahibi yakınımdır,” referansı aranır olabilir. Girince birden her şey kolaylaşıverir. Şimdilerde üniversite tercihleri var; bir yerlere saldırıp bir yerlere girmek, bir hayali gerçekleştirmek için fırsatlar var.

Adı lazım değil; bazı üniversiteler hem girişi kolay, hem okuması zordur. Başarı oranı, bitirme oranı, mezun etme oranını kontrol etmek… Özellikle girişten sonra hazırlık harici diyelim, dört senede mezun olunabiliyor mu? Kolay mı, zor mu? Geceleri uyunabilen bir okul mu, yoksa sabahlara kadar uyutmayan (hani ses gürültü değil, çalışarak uyunmayan, uyutmayan) bir okul mu?

Soru çok zor değil; birkaç istatistik araştırmasıyla ortaya dökülen bir durumda… Tercihiniz ne olacak, ne kadar nasıl sıkıştırılınca ne yapabilirsiniz, yer mi? Bakın; Oxford dört senede yüzde doksan küsur mezun veriyor. Lisans eğitimi için kolay hale sokmuş üniversiteleri; lisansüstü, doktora filan denilince birden oranlar üçte bire, dörtte bire, bazı gruplarda yüzde doksan oranında terk etme, bırakma, mezun vermeme, kabul edilmeme hali ortaya çıkıyor.

Aynı durum ülkemizde bazı üniversitelerde lisans için geçerli; kolay geçilemeyen, kolay okunmayan diyelim okullar var.

Anlattığım durumları bir kontrol edin. Hani gözünüz yiyor mu, bir bakın! Hani mezun etmeyen, olunamayan, zor mezun olunan okullar “kötü” demek diye bir şey yok; o okulların eğitimlerinin iyi eğitim olduğundan olduğu aşikar.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir