Yalnızlığın ve Yabancılığın Ağrılı Yoğunluğu

Hemingway'in Kilimanjaro Dağı'nda duyduğu hayvan çığlıkları... O öyle anlatmaz bilirim, ben tam da o çığlıkları duyar gibiyim. Yalnızlığın, sessizliğin, karanlığın orta yerinde; çok uzak olmayan, çok uzak yerlerden gelir gibi bir dolu çığlık... Adını, sesin sahibinin adını bilmiyor oluşum... Sesin sahibinin kim olduğu, o bile bir başka tezat yürekte. Bir sesler fırtınası; şimdilerde daha az duymaya meyilli kulakta.
Yabancıyım, gittikçe daha bir yabancılık... "Ben buraya ait değilim"in büyümesi, "Ben buraya ait olmamalıyım"ı... Doğuma yakın ağrılı bir yoğunluk bende. Gitmeler hep var, buraları taşımalar olmasa çek git buralardan. Bu yerler beraber göçün yükü, ondan çok "Ha!" denilip kalkılmıyor olması... Ondan vazgeçmiyor; bir taraftan yürek "Al topla git," der, kolayı da yok.
Güvenilecek bir Spinoza felsefesi kalıyor. O da şimdilik kararsız; ne "Kal," diyor düzelir, ne "Git," diyor bırak git, başka bir yer bul kendine, oraya ait ol, orada kal. Bakmayın Tezer Özlü kendine yer araya araya bir yerlere sığamadan, sığınamadan öyle der, öyle yazardı, yazdı... Çocukluğunu bir yerlere taşıyıp durarak; tıpkı 400 Darbe'nin Jean-Pierre Léaud'nun harika oyunuyla Truffaut'nun anlattığı yer beğenmezlik... Diyelim okul kırmak, diyelim orada olmamak, orada duramamak... Belki kendine uymamak, yakıştırmamak, verileni beğenmemek... Öyle yazılmış, öyleye denk gelmemek; Spinoza düşünüyle belki öyle yazılmışa denk gelmek.
Sığmıyor bir şeyler bu yüreğe, bir şeyler küçük geliyor. Ergenliğin sütyeni gibi bir türlü tam rahat oturmuyor; ya bir yerler boş kalıyor, ya bir yerler fazla sığmıyor... Tam da öyle bir durum, bir hal.
Çok uyuyunca "depresyon" diyorlar. Kaçılacak en iyi yer rüyaları az olan; orada da sıkıntı çok olunca bir derin uyku hali. Kaybedilen her zaman dedikleri gibi harcanan en değerli varlık; yok başka yolu... Hazine odasında kralın uykusu; harca gitsin bol bol! Binbir Gece Masalları'nın Alibaba Mağarası'nda bulunmuş hazine gibi sonu gelmezliklere bırak kalsın öyle...
Geçmiş zaman siyah beyaz fotoğraflara özlem gibi, uyanınca bir daha uykuya kadar.