Doğanın Raconu ve Dünya Siyaset Tahtası

Doğanın Raconu ve Dünya Siyaset Tahtası

Bazı zamanlarda başka bir yere çıkıp oradan bakmak; hayatı başka bir gözle, yalnızca hayatı değil dünya siyasetini bile başka bir bakış açısıyla bakarak ardında yatanları olmasa bile davranışların karakterini görme şansı veriyor. "Doğaya bakın, doğayı anlayın," derken... Yorumlamadan olan biteni gözlemleyerek, sonuna kadar gözlemledikten sonra yorumlamayı... Bir de doğada sizden önce yaşanmışlıkları bilen başka ihtiyar bir göze, gözlere de kulak vererek doğanın size dediklerini... Dünya siyasetindeki satranç tahtasına kimlikleri doğru; fili at, atı fil yapmadan yerleştirin! Olanların çoğunu La Fontaine anlatılarındaki karakterleri aratmayacak şekilde, anlatıların benzerlerini size gözlerinizin önüne serecek bir manzara göreceksiniz.
  
Yakın doğamıza bakalım. Elimizde sopa ile ne yürüyüş yapabiliriz ne köpek gezdirebiliriz; saldırganlık örneğidir! Çevre ve doğa değneğin ne olduğunu bilir. Bilmeseler bile elinde sopa birileri dolaşıyorsa saldırılacağını bilir; kendilerini, sürülerini korumaya alırlar. Hep bir gözlem altında dolaşırsınız. Dayanak amaçlı, baston amaçlı kullandığınızda yine gözlem altında kalır yumuşak olmayan bakışlar... Ama niyetin hemen test edilmediği, test edilmesine gerek var mı yok mu kıvamında geçer gidersiniz. Niyet her zaman her işin başı olduğundan niyetinizi, nasıl ne yapacağınızı da çoğu canlı algılar; ona göre tavır alır, taraf olur, yan olur.
  
Sürü sürü ile karşılaştığında, başında olan "Ben durun, biz dostuz," dediğinde diğerlerinin durup (tabii biraz hırlama, bağırma olur) zayıf olan sürümle, can dostlarımla ortalarından bir hırıltıyla, sadece bir hırıltı yumağıyla geçip gittiğimiz birkaç karşılaşma sonrasında... Aynı yerlerden geçerken uzaktan, yerlerinden kıpırdamadan genellikle "Biz sizi gördük" havlama, hırlamalarıyla, bizim tarafta "Biz sizi biliyoruz, oradasınız" karşılığıyla yaşanmışlıklarımız çok oldu.
  
Gelelim dünyaya... Anlattığım küçük olaya, olaylara... Satranç tahtasında Amerika'yı, Rusya'yı, Putin'i, İran'ı, Ukrayna'yı, Körfez'i, Çin'i, Afrika'yı, Japonya'yı, Tayvan'ı, Malezya'yı, İsrail'i... Hepsini yerleştirin ayrı ayrı oyunlarda, sonra bir turnuva bütününde bakın! Bu arada barınak travmasına benzer travmaları olan, taşıyanları... Ayrı karizmatik hamleleri olabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Kangal değil; küçük bir şey, sarı tüylü, ağabeyini kışkırtan, her an kavgaya hazır, "Saldıracağım!" hırlamasında ne yapacağı pek belli olmayanlara dikkat! Kışkırtıp onlar dalaşsın, ben mamaları... halinde olanları.
  
Hamleleri görün.

Bu yazıyı paylaş

Facebook X Threads LinkedIn
#Genel