Kötü sadece dinlerin uğraştığı bir olgu olarak kalırsa ki şimdilerde biraz öyledir. İnsanoğlu kötü ile ilişkilerini biraz kadın – maço ilişkisi gibi yaşamaktadır bu günlerde. Hem yanına yanaşma aman hiç çekemem bir taraftan vay çok yakışıklı ama bir göz kırpması. Hayatın önüne geçen tutkular, ihtiraslar farkındayım sert duygularla anlatmaya çalışıyorum […]
Genel
Çocuktu. Yıllar önce çok yıllar önce ben bile çocuk olmalıyım o zamanlarda. Paris’te bir taksi durağının dibinde yaşadıklarını anlatıyordu. Geceyi içine gizemler kaçmış nemli geceyi. Yeniden gelmiş. Nemli çarşafları olan yataktan fırlayıp gelmiş. Yine çocuk. Masumluklar yine cebinde çerez. Bakma ben de kalan saçlarına kır karışmış, bütün organları özellikle kalbi […]
Yaşamın ucuna bir yolculuk yaptığımız. Bakıyorsun ne kalmış? Çoğu yaptıklarını saymıyorsun. Sayılmaz zaten çık çık bitmez bir merdiven o da değil birkaç basamak olmadı herkes çıkarken sen inmişsin o bile sayılmaz. Ne yapamadın? Ne eksik kaldı? Kiminle ne kadar birlikte olamadın? Ne oldu? Ne engelledi? Eksiklikler ne eksik kaldıysa onun […]
Kara humma, veba, kolera, tifo kadar tifüs biraz yavaş kalır bitlerin ağırlığından pirelerden daha zıplak yayanları vardır. Yalayıcı olduklarından bulaştırıcılıkları çoktur yayanların. Camus Veba romanında Cezayir de 1941 yılında tanık olduğu tifoyu anlatır derler. Kötülüğün yayılması da öyle bulaşıcıdır. Büyük bir ihtimal onu anlatmıştır. Önce sıçanlar ölür sokakta kimse şer’e […]
Ellerim acıyor. Parmak uçlarım. Dokunmayı, dokunanın acısı parmak uçlarında duyulmayan beyinde hatırlama onun yarası.Bir pencere aralığından kaçmalar, gecenin içinde yarı uykulu kirpi arası birleştirsen bir film olmaz kareler. “Üşümeyi özledim” diyor. “Soğuktan korunmak için sırf o yüzden ılık bir yere bir yumuşak ılık soluğu saçlarımda hissettiğim bir yere sığınmayı, üşümeyi […]





