Genel

Yine Yeniden Denenecek

Yolculuğun son durağında daha sonrası var sizinle buraya kadar. Henüz cennetten çok uzak cennet o bile bize belli değil daha. Yine yeniden denenecek bir şey de değil. Elde ki bu bir kerelik bir kere de. Her şeyle yüzleşecek, anlatacak, yasını tutacak, gülecek, iyileşecek durumu da yok. Hani giderken gözün önünden […]

Kim Var Orada?

Masadan kalkıp giden bir daha gelmeyenler hiç gelmeyenler. Hep eksik hep eksilenlik bizimkisi. Birer ikişer onar yirmişer ellişer yüzer birden yok oluşlar. Silikleşmeler susmalar kaybolmalar önce gözden birden sonra akıldan dilden gözbebeklerinden avuç içlerinden dokunmalardan duymalardan. Dinmeyen acının fidanı öncesinde bitmeyen acıların korusu ormanı şimdilerde. Anıların, hikayelerin yaşanmamışlıkların çığlığında yaşanmışlıkların. […]

İç İçe Geçmiş Hayatlar

Üstü çizilmemiş, altıda çizilmemiş öylesine yaşanmış binlerce gün içinden bir gramafon iğnesine dokunmuş sesler. Kısık sesle konuşur kısık sesle anlatırdı biraz da metal. Sevgisini daha kısık sesle söylerdi. Sesi kısıldı, kısıldı duyulmaz oldu. Sesinin kısıldığından mı? Yokluğundan mı kısıklığı kimse sormadı. Hatırlamadı bile tam da bağıracak iken bir nasip eksikliği. […]

Öykülerin Gerçekleri

Geceleriniz sizin olan geceleriniz uyuyacağınız kendinizin koynuna girip uyuyacağınız gecelerinize bir anda birileri el koyar. Çalar, söküp alır elinizden yitirirsiniz. Sıcaklığınıza yorganınızın altına sığındığınız bir an, karanlık irkitiyor az ışık. Kapılar çalıyor bir yerlerde sizin kapınız gibi korkuyor yorganın biraz daha altına kötü haber size gelmiş oluyorsunuz. Sinsi ayakların sesini […]

Sonbahar Depresyonu

Sonbahar depresyonu. Size de dokundu mu? Altına almış eziyor beni. Dinlediğim her şarkı, müzik, anlatılan her hikaye, okuduğum her şey içine çaktırmadan karıştırılmış bir avuç hüzün. Yaprakların ardından bu kadar daha gitmediler bile. Yapraklar ağır ağır terk etmezler ağacı. Kabul günü dağılışı gibi biri ben gidiyorum der diğerleri beş dakika […]