Sınıfını Kaybeden Çocuklar ve Uzatılan Şefkatli Eller

Okullar açıldı. İlk günlerini yaşayan birileri, okula yeni başlamış bir dolu genç insan... "Çocuk" deriz ya; bu zamanda çocukları, bize bakınca çoktan bitmiş genç arkadaşlarımdan bazıları, ne kadar uyanık olurlarla olsunlar bir köşeye büzülmüş, belki büzülmemiş ortalık yerde dolaşır vaziyette sınıfını kaybetmiş olabilir. Bu yaygın bir kaybolma şeklidir; ona bir el uzatan öğretmen, yardımcı, büyük sınıf öğrencisi yerini ona gösterecek, sınıfına bir türlü gidecektir.
Daron Acemoğlu'nun anlattığı tam da bu değil, olmamalı zaten. Aynı yere çıkmaları... Yeni başlamış öğrencinin durumu farklı; o yeni başlamış olmasından, daha öğrenmemiş, öğrenememiş olmasından dolayı sınıfını kaybediyor. Daron Acemoğlu'nun dünyada gördüğü sınıf kaybı... Hani o öyle demiyor olabilir, anlattığı tam da bu olmayabilir; benim baktığım yerden anlattığına bakınca sınıfını kaybeden, hem de daha büyük sınıf öğrencileri gibi, öğrendikleri bildikleri sınıflarını kaybeden... Belki demek istediği bu olmayabilir; yanlış sınıfa girip o sınıf mensubu, o sınıfa ait olmadığı halde o sınıfa bağlı gibi... Bazı üniversitelerde bir üst sınıf dersine meraktan, belki sonraki dönem alsın mı, girişleri hep olur. Merak bir birkaç sınıf üste bile "Bir bakayım ne oluyor?" gözlemesi de sınıfa girip orada oyalanma olabilir. Bunların hepsi bir farklı ihtiyaç olup genellikle hemen çözülen; hani belki gönül işi, biraz uzatılan, bir olmadığın sınıfta yanına oturmak gibi bir fikirle... Tamam, uzak da olsa birlikte dersin bir yerinde ona bakıp görebilme hali bazı zamanlar için geçerli, kabul edilebilir.
Dünyanın birçok yerinde, bir dolu yerinde demans salgını gibi bir olasılık yoksa ve doktrinler bu sınıf konusunda hepsi birden yanılmış değillerse; özgürlüğün, özerkliğin, hakların yerini acı çekme, ezilme hakkı olarak, acı çekmeyi, eziyet görmeyi bir hak olarak görmeye başlamışlarsa insanlar...
Siyaset değil anlattıklarım, ekonomi hiç değil! Dünyanın bakışı birinci sınıf öğrencisi gibi sınıfını kaybetmişse ve bundan hiç gocunmuyorsa... Kendinde bir yer gösterilmediğinden belki de... Sinemalarda eskiden olurdu, elinde fener yer gösterirlerdi. Yer gösterilmediğinden "Bulduğun yere çök otur" mantığı yerleşmişse; "Ne buluyorsan ye, ne buluyorsan kap, nereyi buluyorsan orası senin yerin" olduysa dünya...
Bu derste son sınıflarla otursun, derse girsin çocuk, genç arkadaşım. Akşama eve diplomayla gidip bir alkış, bir yadırganmamışlıkla bitirdi okulu yavrum! Bir haftada durumu olursa, oluyorsa, olacaksa sınıfı kaybetmenin hiçbir kötü tarafı yok, olmamalı zaten.