En değerli şeyimizi hayatımızı yaşadığımız şekliyle olmadı yaşamak istediğimiz şekliyle nasıl istiyorsak öyle yaşamak için onca çaba belki de canhıraş feryatlarla çekilen onca acı ayrılıklar birliktelikler var oluşlar yok oluşlar hepsi ta en başında çocuklukta al eline yeni baştan yaz oğlum kızım senaryosu ve sonu mutlu mutsuz nasıl bilirdiniz. Kalabalıklarda […]
Adam her şeyi hatırlıyordu. Hiç bir şeyi unutmamıştı. Unutmamış olması hatırladığı her şeyin her durumun yarım kalmış olmasından. Mutlu durumlarında daha doymadan mutluluk bitmeden mesela. Zeigornik etkisi diye açıklanabilir. Viyana da gittiği restoran da garsonların hiç bir şeye yazmadan kayıt altına almadan siparişleri alıyor daha sonra hatasız servislerini yapıyor hesabı […]
Ölümünü duyuyorsun.Tanımazsın bilmezsin hayatında karşılaşmış olsan bile sen onu o da seni sen onu bilmezsin.Yüreğine bir sızı oturu verir yüreğinde bir sızı. Bir insan daha eksilmiş yedi milyardan fazla kalan olsa da üzülmek için bir neden. Daha değil. Üzülüyorsun oysa. Duyduğunda. Beyniniz duymak istemez duyduğu halde kulaklarınız. Aklınız birden dolmuş […]
Böğürtüler uğultular ıslak kuru gürültüler dünyanızın sesi bunlar olmuş siz bir köşeye çökmüş içiniz çökmüş siz ayakta dimdik durduğunuzu umsanız bile. Masal kitabının son sayfası kapatıp bırakacaksın baş ucuna sonra uykusuzluğa sabaha kadar. Derdini suya dök dediler ya hangi birini hepsini alıp sabah ışıkları yeni yeni geldi gelecek sen gözünü […]
Sorun. Birilerine. Dışarıdan sizden bizden başkalarına. “Nasıl bilirdiniz?” “Nasıl bilirsiniz?” Büyük bir ihtimalle yedi milyar insandan insanın neredeyse beş milyarı televizyon seyredenleri televizyon programlarını yazan gazeteleri okuyanları eleştirileri okuyanları yazanları yazılanları okuyanları bahsedenleri kahvede bu yazılanları okuduklarını anlatanları cafe de başka dillerde ne deniyorsa sohbetin oralara geldiği yapıldığı anlarda orada […]





