Yine çıldıracak saatler yaklaşıyordu. Kalabalık hem de ne kalabalık, günün ışıklarının kaybolup gitmesine doğru giderken, gittiğinde, gece yarısına dek, dat dat ne hengame çıldırıyordu. Hele şimdilerde içtiği ilaçlardan mı ne? Siniri bir başka daha, çok, fazla, büyük kelime küçük kalıyor zıplıyordu. Kulaklarına pamuk tıkasa, kulak tıkacı taksa, ya telefonu duymaz, […]
Bir sabah zili olsan ısrarla çalan, bir gülümseme uykulu açılmış kapı önü, bir telefon zili açıldığında yumuşacık bir nasılsın olsan. Bir gülümseme kaldırımda karşılaşılmış tesadüf gibi ama değil. Bir merhaba içten gördüm, sevindim tadında. Hüznün içinden kaçmış bir gözyaşını silen el olsan yanağı okşar gibi çizmeden silen kristali. Alışılmış olmayan […]
Tarçınlı kurabiye kokuyor, koku karıştırıyor olmalı ortalığı, en azından kafam karışık. Bu şehrin en yaygın kokusu olurdu kışlarda. Ihlamur kokardı, kaynamış ıhlamur, is kokuları linyit karbon monoksiti sarı öğlenler akşamları ıhlamur kokardı. Delikanlılara özenirdik, delikanlılar gerçekten delikanlıydılar. Kırk yedili olmalıydılar, çoğu öyleydi altmış sekiz yirmi birlerine denk gelmişti en fokurdayan […]
Uyumak o kadar kolay değil. Ağrılar sızılar bir tarafa dönmek zorluğu başka bir tarafa uykuya geçebilmek uykuya hoş geldin diyebilmek zor. Caddeleri bir tarafa hangi sokağının hangi köşesinden çıkacaksın rüyaların. Gecenin her yerini dolaşmak üşünmüş yataklar kıvrılınmış içinde büzülmüş dokunulduğunda bir kedi yavrusu bakışı korkmuş, geceleri bitirmek uykuya elini bile […]
Ağır hareketlerle masadan kalkıp üstünden iki parça bir şeyler alıp, bir müzik fısıltılı ağzına takılmış, bir gülümseme dudağının kenarında mutfağa yürüdü, elindekileri tezgaha bıraktı. Çakır keyf derler öyle olduğunu biraz sallandığı bile olduğunu hissetti. Acı acıya su sancıya, of o değildi, demir demiri keser o da değildi, ne demişti falına […]





