Gelip salonda divana uzandı. Sıcak yormuştu, yorulmuştu sıcaktan. Sıcakla yaşamayı sevmiyordu, bütün enerjisini alıp bitiriyordu onun. Nefes aldı biraz ev serindi o daha hissetmemişti. Kendinde konuşacak gücü bulduğunda yine ortadan bir yerden başladı. – “Afrika da babunlar bir tarlayı istila ettiklerinde, rahatsız ettiklerinde babunlardan birini yakalayıp beyaza boyarlar.” Daha hava […]
En sıcak Temmuz geçmiş. Yürek bu dayanmıyor, o da haklı. Başka dayanamadıkları da var. Gecelere, gecelerde kitaplara sığınıp yükünü biraz da bana ver az bir şey terinden bir damla misali. Yıkmak, devirmek kırmak tuz buz etmek eritmek parçalamak yıkmak içinde olanı yok etmeyi taşıyan artık olmasın kelimeleri tamam olmasın kolay […]
Öyle büyük şeylere şahit olmamıştı. Önemsiz şeylerdi yaşadığı başkaları için. Açan çiçekleri özellikle beklemediği yerlerde, gülen gülümseyen insanlar tanımadığı değmediği, dokunmadığı, işi alışverişi olmadığı, başkalarının sırf onun için olmasa da o kendine göre anlasın diye yazdığı hikayeler, romanlar. Kaybettiği hep aradığı artık bu dünyada olmayanlar hepsine önemsiz bir ona, o […]
Raskolnikov’un seçtiklerinin Sibirya’nın yoğun ve soğuk kışını sevmesiyle bir ilgisi yoktu. Sonuç her ne kadar orayı gösterse de Sibirya için parmağını bile kıpırdatmazdı. Butch Cassidy ve Sundence Kid’de kapıdan çıkışta sen sağa ben sola sadece birkaç kişi diye fırlıyorlardı karşılarında yüzlerce mitralyözle sıralanmış orduya değildi çıkışları. Şeytanın hergün kulağına fısıldadıklarını […]
Bunu hep yapıyor. Çok terliyor. Masanın karşısına geçiyor sıcaktan yakınıyor, yine terliyor. Sakinleşip biraz durulana kadar söyleniyor. Binlerce soru soruyor. Kendi cevaplıyor, sormadan anlatıyor, anlatmadan soruyor. “İlk çiçek açtığında ne oldu? Niye açtı? Kimle tozlaşacaktı?” Terlemeyi karşısında ki ile ortak etme çabası mı? “İlk arı tek bir petek mi yapmıştır? […]





