Şaka gibi bir zaman dilimindeyiz. Böyle gider mi biter mi bilmem. Yanında kuantum bile halt etmiş bir kurallar zinciri o da değil yokluğu yoksunluğu. Öfke ile demek istenenin dışında şeyler söylemek yazmak o yüzden kağıtta olan her şey gelmiyor önünüze anlatılan hele hiç. Ne konursa serpme al onu ye lezzetinden […]
Seni özledim. Tam olarak Fransızlar öyle diyemiyorlar demiyorlar. “Tu me manques” “Sen bende eksiksin” Eksik olmak Senin eksik olman sen eksiksin bende demek eksik olduğunu bilmek söylemek o özlemek dediğimiz duygunun eksik olan seni senin eksikliğini anlattığını öyle olduğunu içinden öyle geldiğini onu anlattığını. Özlemek eksilmek bir yanının boş kalması […]
Gecenin orta yerinde daha uykuya rüyaya çok varken odayı dolduruveren ay. Hoş geldin. Yok daha çok var gidişine yeni geldin bu saatte çay kahve olmaz ne alırsın diye sormak adetten. Biraz sohbet var sen ben birde bizde olanlar bizde kalanlar bize bırakılanlar. Al hangisini öne çekersen hangisini seçersen hangisi daha […]
Yürüyor şöyle böyle aklına esenle kulağına gelen ağzına takılmış bir şarkıyla olmadı bir marşla çok öncelerden dilinin köşesine oturmuş orada öylece. Hüzün gelince oturunca göğsüne zaten yeri var yer etmiş oturmuş bir de onu taşırken ağzında maske soyguna gider gibi bir tempo o da olmasa olurdu da o da var. […]
Rüzgar batıdan esiyor. Güneyden eserse ılık kuzeyden eserse soğuk batıdan estiğini dışarı çıkmadan anlamıyoruz. Evin halleri böyle. Bir sessizlik o da birilerinin bayağı yokluğunun işareti. Kış geliyormuş. Yazın seslerini . Epey bir ara oluyor. Yaz o kadar uzak da değil daha yeni ardından bakıyoruz köşeyi dönmedi yine de. Bu kadar […]





