Bir An Bizde Vardık
Ağrıları bu yağmurlarla iyice artmıştı. Sızım sızım sızlıyor derler ya öyle diyordu bu ağrıları tarif ederken. Yağmurlarda aralıksız bazı cisil cisil çoğu sicim gibi. Etrafta yeşillenivermişti. Bahçe toprak damın üstü…
Ağrıları bu yağmurlarla iyice artmıştı. Sızım sızım sızlıyor derler ya öyle diyordu bu ağrıları tarif ederken. Yağmurlarda aralıksız bazı cisil cisil çoğu sicim gibi. Etrafta yeşillenivermişti. Bahçe toprak damın üstü…
Yemyeşil bir dünyanın ortasında köyü olmayan mezarlıklar olur mezarlığın yakınında köy gözükmez onlardan biri sanki. Diğer bütün taşlardan ayrı taş yazısız burada biri sadece biri yatıyor eskiden de biriydi zaten…
Şarkılar başka zamanlardan çıkıp geldi mi masa tamam çilingir sofrası kurulu veriyor. Her köşesine şarkılar oturmuş hangisi önce kafayı bulursa. Denizin dalga seslerinin kokusunu almış olmalılar. Bu gün hafif çakırkeyflikleri…
Denize kavuşmaya denize hem de deniz gibi olan gökyüzünün olduğu dalgaların deli olduğu deli dalgaların olduğu denize kavuşmaya. Yağmur varmış olsun rüzgar o da deli dalgalar kıyısını yalarmış. Rüzgara verip…
Dağınıklığımın sebebini biliyorum. Dağınık dediğim hayatımın düzeni biraz farklı. Baktığım yer biraz. Biliyor olmalıyım. Bir şarkının bir düşüncenin bir kitabın aslında bir şeyin peşine takılmak gibi bir zayıflığım var. Tıpkı…
Yattığında ölmeye, yattığında ölmeyi öğrenmeye niyet ettiğinde kurduğunda hepsini gözyaşlarını tutamadı önce. Öncenin sonrası pek yok. Gözyaşlarını tutamadı. Vaz geçemedi hepsinden hiçbirinden bir tekinden bile. Karşısına oturup oturmuş öldüğünü anlatıyordu…
Geçmişin bir yerinden kalkıp daha geçmişe gitmiş birini düşünün. Olmadı kaplumbağa kanı ile kanı değiştirilmiş ölümü çok yaşamış birini. Kaleme denk gelmemiş anlatılmış anlatılmış anlatılmış gelmiş size, size gelmeden az…
“Hikayeleri hep ucundan biraz kenarından yeni baştan dışarıdan bakaraktan göbeğine bir de öyle okuyup dinleyeceksin ki tadını alabilesin”. Böyle der böyle anlatırdı. Anlattığı hikayeler özenle kumda pişirilmiş dibek kahvesi tadında…
Dayayacaksın sırtını taşa, alacaksın denizi karşına sakin de olsa çırpınıp dursa da bilemedin arkasına rüzgarı alıp gelse de karşına. Sana destek eline bir kahve gelse sesin rüzgara karışsa. Kahveye sığın…
Yaz geliyor. Farkında olmalısınız. Bırakın gökyüzünün yaptığı oyunları yağmuru soğuğu. Bir zamanlara bir başka yaza kayıp bir yaz gününe uzakça bir zaman bir ömürden birazcık kısa. Güneşin yakıcılığı yüreğe de…