Hayatın O Gerçek Masal Kısmı

Hayatın O Gerçek Masal Kısmı

Feda edilmesi gereken bir ortamda feda edilmesi gerekenleri bırakmalı, vazgeçilmesi gerekenlerden vazgeçmeli. Büyümek her zaman yönetilir olmalı; yönetemeyeceğimiz bir büyüme yerine durmak, durmanın da bir yeri, zamanı vardır. Büyüyemiyor, durmak sizi biraz olsun bir yerlere götüremiyorsa küçülmelisiniz. Nasıl artık bir şeyler durdurulamıyorsa, bedenen küçülüyorsak, yetmiyorsa, yönetemiyorsak küçülmeliyiz; yönetilebilir bir durum her zaman en iyisidir.

Feda edilemeyecek şeyler vardır. Bunların başında, layık olmadığınız kötü bir ortamda yaşam aramaktır. Bedensel olarak yaşamak her zaman yaşanılır yer anlamına gelmez; beden ve ruhsal olarak var olmak, bedensel var olmak ruhsal var olmak için olmalıdır gibi bir fikrim var, onu sonraları tartışırız. Yine de bedensel yaşıyor olmak, beden biraz daha rahat etse bile ruhsal, içsel bir rahatsızlık varsa bu ortam yaşam alanınız değildir.

Yaşam ortamı değerlidir. Olmaması gereken yerlerde olanların nasıl bir yok ediş, olması gerekenleri nasıl artık yoklara taşıdıklarını anlatırlar.

Dünyanın bir ucunda, ta Hint Okyanusu’nun güneyinde, iyice güneyinde bir adaya bırakılan birkaç sığır… Issız demeyelim, insan yaşamayan daha bir adada, yüz sene sonraya bir kalabalık sürü olmuş; hem de vahşi bir sürü, doğaya tekrar dönmüşler, doğal hallerine. Sonra bilim bakmış; bunlar evet, olmamaları, olamaz dedikleri bir şekilde, olmaz dedikleri bir şekilde olmuşlar. Sonra bakmışlar, bunlar olması gereken oranın yaşayanlarını, sadece orada olanları, endemikleri yok ediyorlar; bilim onların yok edilmelerine karar vermiş, yok edilmişler.

“Miş”ler; hikayenin ne kadar, ne fikirlerle, neden var olduğu, neden yok oldukları sorusunun miş’li bir halde olmasıdır. Aynı durum biz insanlar, bizim için de vardır. Yok edilmek filan değil elbet; bulunduğunuz ortam size ait bir ortam değilse, yaşam tarzınıza, kafanıza uygun değilse orada var olmak için vereceğiniz her şey, her çaba sizden daha çok şey alacaktır. Ortamın sizin olmayan her durumu, sizi siz olmaktan bir başka yere… Bir şeyler verdiğiniz için de (fizik kuralları bile onu söyler) bir alt yörüngeye, bir alt enerji seviyesine gitmeniz demektir.

Efendim, kim söylemiş pek emin değilim, şöyle demiş; birkaçı söylemiş, çok kişi söylemiş olabilir: “Beni kabul edecek bir kulübe ben üye olmam.” Şakadır diye değerlendirilebilir, mizah amaçlı olabilir, hayatın bir başka yerinden bakmak olabilir; doğru olma ihtimali vardır bu çıkarımın. Ortam sizi bir yerlere taşıyamasa bile, sizin bir yüksek seviyeye tırmanmanız, fizik olarak daha iyi anlaşılır bir şey; enerjinizi toplamanıza, bir üst yörüngeye, bir üst düzeye çıkmanız için gerekeni yapmanıza fırsat hazırlayabilir.

Bu, bir zamanların ünlü sözü “fakir arkadaş yerine zenginler tercihi” gibi sadece paragöz bakış açılı bir yere götürürse sizi; o ancak adadaki sığırların yok edilmesi kararının bilime, hele bunca yıl sonrasında nasıl bir katkı verdiği, dışkılarının nasıl bir ortama katkısı var mıydı, çıkardıkları gazlar endemik yeni oluşumlara sebep oldu mu…

Hayatın masal kısmı tam da bu.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir