Dünya mı?
Öyle denir ya tam da hani şu olsaydın, elinden şu gelseydi, şu koltukta otursaydın, şu kadar paran olsaydı. Bende on milyar hücren daha olsaydı. Sen olmasaydın yani başka bir grup…
Güncel, günlük kişisel weblog. Yaşanmışlıklara ve yaşanacaklara dair düşünceler...
Öyle denir ya tam da hani şu olsaydın, elinden şu gelseydi, şu koltukta otursaydın, şu kadar paran olsaydı. Bende on milyar hücren daha olsaydı. Sen olmasaydın yani başka bir grup…
Zordur. Öyle "Hadi eyvallah" diyerek gidebilmek, "güle güle" diyebilmek gidenin arkasından el sallamak gülümseyerek. Kısacası vedalaşmak tam ve sıkıca hakkıyla vedalaşmak. Zordur. Kolayca anlatılır ama yaşaması o an ve içinde…
Kötüdür, polisiye bir olay da değildir arkadan vuruluşun. Vurulduğunu bir tek sen bilirsin üstelik kıvrılıp yere düşene kadar vurulduğunu kimse de bilmez. Eğer ağır bir yara değilse vuruluşun sen de…
Çok uzun yıllar ötesinden bir şarkı duydum, epeydir duymamıştım, öyle kendisi gibi bir şarkıydı getirdi bütün hatıraları önüme attı. Çok eski derken hatıralar çocukluğumun eski zamanlarına yani çok çocuk olduğum…
Hiç böyle yakınlaşıp bir masanın köşesini paylaşmamıştık. Yıllardır arkadaşımdı, samimi değildik, ortak arkadaşlarla birlikte görüşürdük. Beraber içmişliğimiz, sohbeti koyulatıp sabahları etmiş olsak bile öyle çok yakınlaştığımız söylenemez. O gün nasılsa…
"Uykum kaçmadan birkaç gece uyusam diyorum. Tam bunu dedim ya birileri kalkıp uykumu kaçıracak laflar ediyor. Gitti uykularım." Sohbeti koyulaştıracaktım vaz geçtim. Yinede bir kulağım karşıma ahkam kesen seste dinlemez…
Kahvaltı ediyorum, yanımda konuşuyorlar. ’’Eczacı telefon etti. Yağmur duasına çıkılacak gelir misin? Diye. Camide İmam Efendi söylemiş esnaf istiyormuş. Gelirim dedim. İki masam içerde altısı dışarıda sende görüyorsun. Yağmur yağdı…
Sıkılmış gibi mırıldanarak anlatmaya başladı. Ben koltuğa kaykılmış bir taraftan onu dinliyor bir taraftan televizyonda gözüm maç kaç kaç ona bakmağa çalışıyorum."Hemen birden kapıyı çalıp gelmez. Önce konuşmalarında aralara sıkışmış…
Hava sıcak baharı çabuk geçip yaza çoktan ulaşmış gibiyiz. Birazdan yağmur başlayacak, güneş kaçmaya çalışırken o sıralar. Bulutlar toplanma çağrısını almış gökyüzünde bir hareketlenme. Birazdan çıkıp bir koşu durağa gideceksin.…
Nasıl neden kızdı fark etmedim. Oturmuş koltuğa sohbetin en koyu yerinde ayaklandı. Bağırıp çağırmağa başladı.Gitmek istiyorum demiştim, alıp başımı gitmek. Çoktandır istiyordum, oraya geldi söz söyledim laf arasında. Bu şehri…