Londra Maratonu ve Ölçülmemiş Geçmişin Rekorları

londra-marathonuLondra maratonunda maraton iki saatin altında koşulmuş. Yüz metre rekoru… Yeni bir rekor bekleniyormuş. Kim koşmuş, nasıl yeni rekor geliyormuş, neden bekleniyormuş? Soruların çok önemi yok aslında; saatler daha hızlı dönüyor, kronometreler az biraz daha hızlı olmuş olabilirler. Şaka… Hepsi insan performansı; daha ileriye gitmiş olabilir, onun da engelli bir durumu var. Gelişen insan yemeden içmeden değil; neredeyse bu saydıklarım yokluktan gelme, çıkma performanslar; yokluk performansları. O zaman gelişen insan yavaşlıyor; evet, obezite filan denilince bir bakış açısı ile doğru bile olabilir.

Yarışmayı, yarıştırmayı çok seviyoruz; atlar gibi, bunların genetikleriyle hani, gen yapılarını değiştirip yapıyoruz bir şeyler.

Daha akıllı bir şeyler de var; dünya biraz hızlandı, savuruyor adamları o yüzden; hani merkezkaç gibi düşünün. E, orada ben niye aynı merkezkaçla… Hadi ben değil, biraz koşabilenler neden daha iyi performans olmuyor, yapamıyorlar?

Hep bir rekor arayışı ortaya çıkıyor; hani performans arttırıcılar… Hadi doping demeyelim adına, destekleyiciler var; çok var, az var, var yani. Bir etken bulunuyor, bulunmuyor; kabul edileni, edilmeyeni var.

En önemlisi; “Artık bizim oğlan da iyi koşardı,” derlermiş dedeme hikayesi bitmiş durumda. İyi koşarmış, rençber olmuş, öyle kalmış; artık yok. Hemen her yerde biraz ışık saçıldı mı fark ediliyor; anında bir yerlere, bir şeylere takılıp o ışığı mumdan projektöre çeviriyorlar. Kolay bulunuyor yetenekler; bu yüzden dereceler fırlayıp gidiyor. Fatih zamanında ya da geçen yüzyılda rekor koşanlar olmamış mıdır? Olmuştur hem de; ölçülmeden geçip gitmişlerdir hayattan.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir