Yeni Bir Şey Yok

Hiçbir şeyin eski tadı yok. Yaa öyle mi? Bana göre her şey eski tadına dönüyor. Akşam olurken havayı koklayın yetmişlerin kokusu genzinize dolmuyor mu? Ya musluğunuzdan gelen tısss sesi biraz kalınca çıksa da yetmişlere benzemiyor mu? İşsizler kahvehaneleri doldurmasa da Cafeleri doldurmuyor mu?

Yapmayın yaa o kadar da değil diyenlere seksenlerde öğrenci evi baskınlarını düşünün derim. O zamanlar yatakların altında altıncı Lenin’in kitapları aranırdı. Şimdi kız arayacaklar. Hele bulurlarsa bir de onlarla King, Okey gibi oyunlar oynadığın tesbit edilirse Altıncı Lenin kitabından daha çok içeride kalacağın garanti.

Ne var siz eski lezzeti almıyor musunuz?

O zamanki baskısının bu gün ortaya çıkandan daha çok olduğu gibi bir efsaneye sizde mi inandınız?

Kafaların değişmediği sürü olarak görüldüğümüz, bizim bir şeyleri bilmediğimiz için devamlı uyarılıp, yönetilmek zorunda olduğumuz fikri hep orada duruyor. Biz ahlak, din, ekonomi, yaşam, üreme, yolda yürüme, yatakta ne yapma, yatak odasında nasıl davranma konularında hiçbir şey bilmediğimizden böyle konularda yanımızda birileri olup bize yönlendirici, dikte edici uyarılarla ne yapmamız gerekeni söylemelidir.

Bu kadar dibe vurmuş halde olan bize biz olmasaydık gibi söylemlerle ne anlatılmaya çalışılıyor diye düşünmeden edemiyorum. Dibin daha nasıl bir dibi olur? Hiç bir şeyin tadı eskisi gibi değil mi diyorsunuz? Havanın kokusu değişti mi? Suyunuz var mı? Sabah çok erken saatte kapınız çalındığında sütçü mü diyorsunuz?

Hafızayla ilgili hastalıklar neden yaygınlaştı diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Bu cephede de yeni bir şey yok.

Tags:

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir