Önce Elini Çekiyorsun

Okumak çok tehlikeli olmaya başladı epeydir. Okurken tam yokuş aşağı hızını almışsın yolun ortasında karşıdan gelen -dışarıdan gelen ses – filan da yok arka koltukta belki bir şarkı arada birbirinize bildik aynı şeyleri başka ruh halleriyle anlatıp giderken bir mayın kelime o da yetmedi en büyüğünden en irisi en göz çıkarırcasından bir cümle “ besbelli ondan önce göçmüş hayattan”. Birden her ne okuyorsan patlayıveriyor şarkı susması lazım devam ediyor ağzını kapatıyorsun hemen saygısız sus işte patladı.

kitap okumak

Ortada o cümlenin içinden çıkmış olmalı çoğu binlerce paramparça anı an hatırlanası okunmuş yazılacak onca duvarlara yerlere perdelere tavana en çok da gözünün irisine merceğine nereye bakarsan orada olanından olsun diye. Binlerce ölü canlı neşeli kederli patladı işte biraz da okuduğundan.

Ne yazıyordu?

Alıp tam sokulup flirt birazdan elini tutacakken. Yeniden başlasan atlasan o satırı o cümleyi sonra ya içinde bütün hikaye kalsa alıp gitse hikayeyi romanı masalı yazıyı elini tutsa asansörde yüksekten korkunca tutulsun istiyorsun ya işte ondan.

İri gözler sarsılmış bir kafa alıp başını gitmiş daha dönmemiş bir yerlere takılıp kalmış bir yerlerde korku değil bir özenli arayış en iyi hangi parça kötü günahlı ayıplı anca bu anlatılmaz bu utanılasının arasında yüz gülümseten özledim dedirten.

Tam okurken boğaza kadar girmişken bir balık dokunuşu hem de yürek alıcısından. Onca yaralı bereli onca gitmiş dönüşü yok hepsi toplanıp okumayı boş ver gecenin uykusu da elden ne gelir olur böyle şeyler gözün sağ olsun sağ olsun da bir daha dolaşmasan oralarda daha güzel şeyler varken bak yüreğinde el vermiyor hani gün boyu başta eski hikayeler şarkılar ağzı kapatılınca sustu gözün sağ olsun ziyaretleri. Önce elini çekiyorsun şarkıların ağzından onlarda bağırmadan normal bile değil fısıltılı.

2 Yorum
  1. Gözün sağolsun. Önce bu buluş gibi, belki kimse düşünmez, duysa bile anlamsız bakar ama beni güldüren her şey benim için kıymetli. Sen kitaba kaptırmışken kendini, engel olan her şeye kızmakla birlikte, kitabın adını da merak ettim Ali. Yazar mısın? Senin neler okuduğunu merak ediyorum. Vertigoma rağmen (gözlerim sağa sola sık sık gidip gelince nöbet geliyor. Sınırlı sayfa okuma iznim var) okumak istiyorum. Ya da bir kitap önerisi, bana uygun. Dış sesler ve konsantrasyonumu bozan her şeye direkt tepki veriyorum. Artık içime de atmıyorum. Hatta on sene evvel bir otobüs yolculuğunda arkamda oturan iki gevezeye ‘Biraz sussanız nasıl olur?”dediğimde bana hırsla ”Sen toplumda yaşamayı öğren önce!”demişti. Ne komik … Şimdi daha da engel olunmaz halde uyaranlar.

  2. kucuk prens says:

    O takıldığım cümle Bavul dergisindeki bir yazıdaydı. Beni yeniden “Onca yoksulluk varken” in Paris ine taşıdı önce. Sonra Genç yaşında aramızdan giden erkek kardeşim sonra da babam anam derken öteki tarafa gidenler o kadar çok ki. Size en güzel aylık çıkan dergileri özellikle Pul biber kadınların. bavul kafa reklam olsun diye değil. Ben altı yedi dergiyi bir ayda bitiriyorum. kitapların arasına bir kaç yazı iyi gidiyor. Yoksa yaklaşık on kitap var her gün hemen hepsine uğrayıp bitiriyorum. Biraz fazla dağınığım kafam da öyle zannedersem. İnsanın Hikayesi(İŞ bank.) Yaz (K.Başar) Kosmos(C. Sagan) Aşkın en güzel tarihi( İş Bank) başucumda ki kitaplardan bazıları.
    Arada kitaplardan bazı kaçamakları yazılarıma isimleriyle koymaya çalışırım. Çok teşekkürler.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir