Yağmurlu İzmir Sabahından Ankara Ayazına

Yağmurlu İzmir Sabahından Ankara Ayazına

Yağmurlu bir İzmir sabahı... Karanlık, yağmur alabildiğine haşin! Yemyeşil oluyor suyu görünce her yer; salyangozlar deli divane, nereye tırmanacaklarını onlar da bilmiyor. Yola çıkanlar, hedef nereyse oraya varmak mümkün değil; bir yerlerde kalacaklar. Eşekarısı ters dönmüş, bilmem kaçıncı gayretinde, düzeleceğini öğrenme gayretinde...
  
Karanlığı bu kadar içine sokar mı sabah? Birileri bir yerlere geç kalmıyor, yağmur hiç "koştur, kaçalım" havasına sokmuyor insanları... Telaşsız, ağır ağır... Oysa hava serin. Bekliyorum; şortlu koşanlar az sonra buralarda olurlar mı, her sabah oldukları gibi? Kedi huzursuz, havadan olmasa gerek, bir sürtünme gayretinde. Karam ise geceden coşmuş durumda, sevmiyor gök gürültüsünü, şimşeği.
  
Sabah uyandırmıyor kimseyi, buraların gece kalkıp koşuşturmaları yok; saatler epeyi oysa.
  
Bir İstanbul sabahında "Bu sabah yağmur var" şarkısı mırıldanmam aklıma geliyor. Sabahların zor edildiği Ankara şimdi kar altında olmalı; bembeyaz bir gökyüzü... Soğuğu: "Bak, kendine gel, ben buradayım! Kalk, topla telaşını hepsini, düş yola! Seni bekleyen ayazı kapıda karşıla, bekletme!" uyandırması, uyandırılması... "Ağzındaki lokmayı yutsaydın bari" arkadan hayıflanılması.
  
Hep bir romanın satırları... Yeni bir romanın satırları olsun diye başlanan, bir türlü orta yerinden bile başlanılamayan... Anlatılacak o kadar şey, o kadar kurgulanacak yaşanmışlıklar, yaşamak istenenler... O kadar her şey var ki! Nereden başlanacağı, bir türlü ucunu bulup çekiştirip... Sadece bulunan uçlar çekince bir yerleri söker bir şeyleri; artık olmayan kol, bacak, o kadar da darmadağınıklık!
  
Bir anda Hakkari'nin binlerce mevsiminden birkaçı yüreğe düşer oluyor; kardelenler gelecek mi, var mı ardı arkası? Geceler hep böyle mi biter, sırf o yüzden mi Ankara'da gecikmesi, beklenmesi?
  
"Off" diyor kalem bile, "Senden sıkıldım! Yiyeceğin bir lokma bir şey, masaya döktüğün onca şeye bak..." Bir ondan utanmadığım kalmıştı, o bile yüzümü alt ediyor.
  
Günaydın demek var, kocaman günaydın! Gün ağarmadan, karanlıkta günaydın, kocaman günaydın!

Bu yazıyı paylaş

Facebook X Threads LinkedIn
#Yaşam