Bir kanalını rast gele seçmeden özellikle rastgele. Bir köyü bir mahalleyi bir köyü bir köşeden bir yeri anlatan bir yeri gösteren. Bir şekliyle sizin bizim şu anda neredeysek nasılsak öyle kim kimleyse kim kime kimle nasıl nedensiz nedenli incir çekirdeği bile dolmaz dolar taşar okadar. Bir köyde bir mahallede olmaz […]
Bir matematiktir hayat. Sırayı şaşırırsan parantezleri yanlış koyar açarsan başka sonuçlara başka başka oluşlara başka başka bitişlere ulaşırsın kendini bulursun oralarda. Sırasıyla kuralıyla da yapsan tek bir sonuç oysa sıfır o da. Parantezler yaraların olur kanserin olur hüznün olur bazen çok seversin açmazsın bazen çok kızarsın koymazsın bazı açar kapar […]
Kasvetli kötü kötü bakıyor gibi kaşları çatık bir nemli nasıl ağır ağır üstüne çökmüş nemli oturuyor günün koyu bakışları ıslak koyu içine siyah kaçmış kara bulaşmışlıklarda beni bekliyor beklemez tavırda. Sabırsız telaşlı bakışlar cam tıklamaları tıklatmaları cam titretmeleri kapı çarpmaları. Korunmadan korunmaya lüzum hissetmeden bilerek başa geleceği şemsiyesiz sabırsızlığa son […]
Acı bir keman sesi. Acı bir fren sesi. Tatlı bir melodi fısıltı o da tatlı sesi çok tatlıydı. Sesin tadı damakta bıraktığı iz. Yılan kulakları olmadığından diliyle görür duyar işte ondan. Demek ki beynimiz kulaklarımızdan gelen beynimizde bir yerlerden geçerken tad alma duyusunu duyumuzun merkezinden merkezine yakın bir yerden geçerken […]
Kar düşündüğü gibi değildi. Olması gibi hiç değildi. Beyaz değildi. Üstelik kirli. İçindeki duygular. Onlarda öyle beklediği hisler gibi değildi. Düşündüğü değildi. İçinde iyi diyebileceği az o kadar az şey. O kadar. Oraya kadar. Yaşanan ortamın içten içe birden olmadan ağır ağır farketmeden artık yaşanmaz olana kadar. Öyle bir yere […]





