Ayrılık Dahil

Akşam olup da güneş kaçarken denize, olmadı dağların arkasına, oradan nereye. Ankara‘da apartmanların tepesini aydınlatıp en son “hadi bana eyvallah “ der kaybolup gider. Öyle belirsiz. Güneşin gidişinin bile “hadi eyvallah”ı vardır. Gidişlerin raconu vardır. Öyle silkinip üstünü başını çırpıp, gelişin gibi pattadanak gidemezsin. Anlatırlar yolculayanlar nasıl gidilir? Öyle hoşça […]

Korku Üstüne

Geldi. Gelişi gürültülüydü. Lafın ortasına öyle gelir gelmez girdi. – “Dün gece dişim ağrıdı. Uyku uyuyamadım”. Bundan sonra yapacağı bir şeyler var şimdiden bir özür dileme bile olabilir. Sandalyeyi çekti, ters oturdu, arkasına bakar oturdu. Kollarını da üstünde doladı. – “Uyuyamadım. Üstelik uykumu ağrı ile beraber dişçi korkusu da aldı […]

Geceler Senin mi?

Benim şuyum var, benim buyum var dediğiniz şeyin ne kadar sizin olduğunu biliyor musunuz? Geceleriniz hep sizin mi? Anahtarını elinize alıp sallayabiliyor musunuz? Verebiliyor musunuz arkadaşınıza bu sefer sen kullan ben alkollüyüm ilerde çevirme var diye? Ya da üfle bakalım sen alkollüsün sana bir taksi çağıralım bu geceyi sen kullanamazsın […]

Sokak Lambası

Gecenin sokağın üstüne çöküp, seslerin saklandığı saatler. Sokak lambaları eskisi gibi değil ortalığı aydınlatıyor alabildiğine. Örselenmiş hayatları anlatanların dayandığı o sönük ışık vermeyen lambalar akla geliyor sokak lambası denilince. Hani dibinde ders çalışılan ışığından kaçılıp öpüşülen lambalar. Işığından çok ulaşamadığı köşelerde ne olduğu kimin durduğu o karanlıktan neler çıktığı hikayeleri […]

Sen Çık Gel

Sen yağmuru al koltuğunun altına gel. Saçlarını savurabilmek için biraz rüzgar, buralarda yok biliyorsun gözlerine kırçıl yapsın biraz deniz. Yaprakların ağacı terk ettiği bir hoşcakal rüzgarı ile bir ıslığın çalamadığı ahenkli dokunmuş melodilere bin gel. Bana kurşun yaralarını göster, binlercesi iyileşmiş izi kalmışlarla irinleşmiş olanları yalnızca. Bir Paris hatırasına takılmış […]