Çoktan Kaybedilmiş Masumiyetler

Kışın bir yerinde, bir leylek gitmeyi unutmuş kar altında. Bir çiçek bahardan kalmışlığında daha kurumaktan vazgeçmişliğiyle. Bir gökyüzü griliği boş vermiş yaz günü edasında parlak. İnsanın ruhu böyle bir halde yakalandığında utanır büzülür kuytulara siner sessizliğe karışıp kaybolmaya çalışır üstüne bulaşmış karmaşıklığın kamuflajıyla. Bir şeyler olması gereken şeyler en azından […]

Güne Bir Merhaba

Yeni uyanmış gözler. Yağmurun damlaları arasında saklanan mavi bakan kahverengi gözlü genç kadın. Katili olmamış daha yılların. Güzelliklerle esneyerek güne bir merhaba. Kırıldığında bir mozaik gibi duracak olan hayatın cam gibi düzgünlüğüne bir gülümseme. Yatakta sürünürken güzel anılı bir dansın ritminde yüreği narin uçarcasına özleyeceği kollarda şimdilik. Öldürülmemiş daha dipdiri […]

Okyanusun Rüzgarı

Okyanusun rüzgarını karşısına almış uzunca saçları rüzgarda uçuşur halde. Hiçbir şey demedi. Hiçbir şey demeyişi nasıldı? Dalmış ufuklara bakıp uzaktan gelecek gemini bacası mı merak bakışı mıydı? İnanmam. İçinde öfke, kızgınlık, biraz da telaş olanından? Belki. Az sonra yağacak olan sağanağın nemi gözlerde? O da belki. Boş öyle aranmayan bakışlar? […]

Günahı Neydi?

Yapılanı meşru kılmanın bir yolu mu? Sinirleniyorum, yoktu veya istediğin oysa çoktu, birazda çoktu ulan!. Başına bir şeyler gelince günahı olması mı lazım? Ya da olmasa günahı yoksa daha çok mu üzüleceksin? Öyle olursa daha çok üzülürsen ne olacak? Üzülme o zaman üzülme ulan. Sen üzülsen ne olacak? Günahı çoktu, […]

Satır Arası

Onca yoksulluk varken’in satır aralarına sıkışmış hem de başında bir sohbet “Altmış yıl önce, gençliğimde, bir kadına rastladım. Beni sevdi, ben de on sevdim. Sekiz ay sürdü bu, sonra kadın başka bir eve taşındı. Altmış yıl sonra aklımdadır. Seni unutmayacağım derdim ona yıllar geçiyordu, unutuyordum. Bazen korkuyordum. Önümde daha uzun […]