Deliydi Kanları
Adam sesiyle dokundu: ”Uyuyor musun?”. Cevap hem sertti hem de ayağını denk al tonunda gecenin içine “Uyumadım”. Cevabı duyunca adam konuşmadı. Derin bir iç çekti o kadar. Karanlığın hafif aydınlığına…
Adam sesiyle dokundu: ”Uyuyor musun?”. Cevap hem sertti hem de ayağını denk al tonunda gecenin içine “Uyumadım”. Cevabı duyunca adam konuşmadı. Derin bir iç çekti o kadar. Karanlığın hafif aydınlığına…
Gözlerin tanımıyorum seni. Kokunu bilmiyorum. Parmaklarının sıcaklığını hem de hiç. Bir an geliyor dokun bana ben buradayım hadi. Ses yok, bir his ben buradayım. Aynı şehirde bile olmayabiliriz, bilmiyorum dokunuyorsun.…
Gitmeden yok olmadan şimdilerde ölmüştür demeden binlerce yıl önce. Masalsı olsun. Soğuk karlı bir kış günü. Neşenin dibine vurduğu gecelerden birinde. Mahzunlaşıp anlatmıştı ölümünü. O kadar uzaktı ki. Gülerek içine…
Satırların arasında birden karşılaşıyor. Epeydir tanıdık onca şey. Bir şeylerde farklı bu kadar benzerlik. Nasıl olsa soramayacak. Duvarlar, masalar, sandalyeler yazı dolu. Ben buradaydım merakı. Gece rahatı bozulmuş gitmek üzere…
Kulağımda bir arıza oluşmuş olmalı. Kötüyü daha kötüyü duyuyor o kadar. Özensiz ağızların olmaması yaşanmaması gerekenleri bile hep yaşanılır doğal umursamazlığında gelişigüzel anlatması. Acelesi var, pimi çekilmiş bir bomba dilinde…
Anlatıyordu. “Kulenin en tepesine çıktı nefes nefese. Garanti olsun diye bıçağın keskin ucu yukarı gelecek şekilde toprağa dikip öyle çıkmıştı yukarı.” Garanti olsun diye. Kulenin tepesinden atlayıp bıçağa denk getirdiğinden…
Yaşamışınızdır. Farketmemiş olabilirsiniz ama bilirsiniz. Tam da ağlamadan az önceyi. Birden haydi cumburlop başlamaz ağlamak. Bir öncesi an vardır. Eskilerin kelimesi İdrak edilene kadar geçen zaman. Ağlamak neyin ne olduğunu,…
Uyuklar gibi olmuş bir anlık biraz göz kapanması akıl bir kenarda duruyor araklanmış. Akıl kayıp günlerdir yok. Araklayan belli ki işinin ustası kim varsa hepsini birden memlekette kim varsa. Ne…
Sokakla arama bir şeyler girdi. Bir süredir görüşmüyoruz. Nedeni bana kalsın. Dışarı çıkamıyorum. Güneşten korktuğumdan, ay dolunay mı ondanda değil. Bana kalsın. Eskilerden bir şarkı say bir garibim bu günlerde.…
Sayılamayacak kadar çok bir elin parmağından fazla. Bir elin parmağı o zaman bile yaşanmamış. Bir dudak büzmesi. Dizlerde kabuklu yaralar biri geçmeden bir başkası. Karar belli suçlu. Asılsın yok, çürütülsün.…