Yaşıyorsun Ya!
Sana çok görülen bu. Hepsi benim her şey benim ben bilirim sen sadece soluk alabilirsin kesik kesik. Kötünün patikası patikanın dışında her şey hüsran. Göz aç mide ondan da aç…
Sana çok görülen bu. Hepsi benim her şey benim ben bilirim sen sadece soluk alabilirsin kesik kesik. Kötünün patikası patikanın dışında her şey hüsran. Göz aç mide ondan da aç…
Hayatın belki de en ikircikli çıkırcıklı işi eline çubuğu alıp eldiven bile takmadan burnunu bile tutmadan eski çöpleri karıştırıp eskinin çöplerinden bir şeyler bulmaya çalışmaktır. O çubuk bu çöplere deydikçe…
Bir fado bir çığlıklı ağıt. Kapıyı çalar gelir çoğu kapıyı çalmadan kapıyı kırıp bazı birden bire geldiği olur. Ölüm bu sinsi sinsi yanaştığı kapı pencere sımsıkı kapalı bacadan geldiği. Hep…
Son zamanlarda bir şeyler yaşıyorum şaşırıyorum. Bu bize mahsustur diye düşünmüyor da değilim. Biri bir şey söylüyor. Bir cümle. Anlaşılır bilinen kelimelerle. Sonra hayır öyle dedi öyle demedi. Bizim komşularda…
Karanlık biraz kendini gösterince kışın titretmesi yanında. Kapat kapıyı çek perdeleri ay tepsi gibi soğuğu girmesin içeri. Soğuktur soğutur gecenin sıcaklığını alıp gider yok eder ısısını. Müziği sessizliğin sesine eşlik…
Oyunların bazılarında mecburcu vardır. Oyuna mecbur girer. Oyunda hep kalacak odur. Onun bir mağduriyeti vardır. Herkesin bir mağduriyeti hep olur. Bazıları bu rolü çok sever içselleştirir. Öyle yaşar. Hep öyle…
Duydunuz eski yok. Nerede? Nerede derken sondaki e biraz uzatılır üstelik bir özlem yokluğa bir kinaye içinde. Eski bayramlar günler saygı sevgi ilişkilerdeki tatmış biri yok. Nedeni basit. Eski çocuklar…
Küçük dişin arasına sıkışmayanından kaçanından çekirdeği de küçük. Biliyorum bir yerlerinden yaralı yarası ağır tuz döküp tuz değil belki ateşle dağlamak dağlanmasına yardım etmek serinletmek üflemek belki. Çoğu yalnız kalmak…
Size değil kendime bir kulağımdan girip bir kulağımdan çıkmasın babamın dediği gibi senin ne söylediğini kulakların duymuyor ondan yazıyorum bakayım yazdıklarım da mı öyle. Ciddi dedim. Ciddi olacak. Babam da…
Elinizde bir avuç acı biber. Kimin gözüne kimin boğazına kimin kulağına kimin yüreğine serpip sonra elinizle yaşlı gözünüzü ovuşturup aynı acıyı sizde zaten gözünüzde ki yaşta önceden o yüzden. Facebook…