İş Makinesi Seyretmek Milli Sporumuz

Bazı özelliklerimiz vardır, dalga bile geçilir gibi olur: İş makinesi seyirciliği misal... Seyrederiz, çok severiz. Bize aptallığımızın, aptal olmadığımızın kanıtı olarak sunulan bir durumdur. "Nereden çıktı bu?" derseniz; hepimiz futbol biliriz, hepimiz tarımı biliriz, hepimiz inşaatın nasıl olması gerektiğini, en iyisini biliriz!
Düt düt düt... Bir iş makinesi sesi duyarız, hemen bazı zamanlar kaçırmayalım diye pijamayla bile ta dibine kadar gideriz! Üstelik küçücük harflerle "25 metreden yakın olmayın, yanaşmayın" tabelasını o zaman okuyabiliriz. Etrafta iki üç kukuleta, kırmızı beyaz... Makine çalışıyor; makine operatörü, yağcısı... Eskiden öyle denirdi, iki kişiyle yapılan bir iş olması lazım. Başında dört az gelir, beş altı kişi! Ellerinde "nasıl yapılması" ile bir belge, bilgi, plan, proje... Biz gelmeden baktık, hafızasıyla düzeltilecek yer on beşer alan... Yaşadığım için biliyorum; iki gün bir değil, iki makine başında dört beş kişi, seyirciler biz ten kişi filan da biz! Biz ne yapılacağı konusunda fikir uyduracağız! Makine kiralık, orayı iki günde, bilemedin üç günde... Daha azı olmaz, adam ne kazansın? Düzleyecek beş işçiyle yarım günlük iş baksan... E onlara çay, kahve molası, yemeğe gitmeler, götürmeler, araçlar tahsisli gidip gelecekler... Bir yeri düzleme işi! Belediye, devlet dairesi; vakitler bol! Bu iş bunun yapılması hepsi için masrafı bir kenara; adamlara iş lazım! Seyir ederek "Burayı böyle, burayı şöyle" diyebilecek seyircilere bıraksalar onca paraya ne lüzum var? Teknik direktör bilmez, ben bilirim! "Şöyle yapsalar, bak buradan başlasalar, buradan şöyle" ukalalığı anında!
Efendim, yapıyoruz, yapacağız; sırası gelecek, "Bak geldi" denilecek göz boyamalar, sürmeler, allıklar, makyaj...
Neden iş makinesi seyrederiz? Seyredilecek o kadar şey var ki ondan! Yurt dışında niye seyretmiyorlar? Makine öyle çalışmıyor! Git geli yok, zamanı ne kadarsa o kadar; bir başka hali yok. Anlayana kadar bitiyor her şey, üstüne konuşacak vakit yok! Daha "Ne oluyor?" derken iki kukuleta koy, bitir, tamam.
İyi seyirler bir dahaki maça kadar! Ben olsam yağcıyla operatörü değiştirirdim. Bizim mahallede (köyde, eskiden köydü, şimdi mahalle diyorlar) biri vardı; adam traktöre bir çıktı mı ortalık toz duman, beş dakikada bitirirdi! Onu al getir, bunların yaptığı iş değil.
En az ten gün bende bu hikaye, masal olana dek...