Hücrelerin Nöbet Değişimi ve Eski Romantizmin İzleri

Hücrelerin Nöbet Değişimi ve Eski Romantizmin İzleri

Hani biz yaşlarda dinlediğimiz parçaları, eski parçaları nasıl dinlerdik? Nasıl bir zevk alırdık... Romantikliğimiz de romantikti hani! Evet, beyinde hücreler yenilenmez, zor yenilenir. Kalpte öldü mü hücre, o da gitti mi gider... Ya vücudumuzda hücreleri var eden atomlar, atom altı parçacıklar? Onların neredeyse çoğunluğu bir sene içinde değişir, yok olur, yenisi gelir yerini alır. Yani dinlediğimiz şarkıları ilk dinleyen atomlarımız, atom altı parçacıklarımızın hiçbirı o dinlediğimiz parçayı dinlediğimiz andaki hiçbiri bizimle değil! Yani o ilk aşık olduğumuz o yüreğin (hani şimdilerde bile hızlandırmak için ilaç aldığımız o çok hızlı çarpan yüreğimizin) atomları çoktan başka olmuş, değişmiş! Bizim miydi? Bizimse bile bizim olmaktan çoktan vazgeçmiş... Kumları, taşları devamlı değişen bir bina düşünün; onlar gibi.
  
Nasıl, neden hala aynı şeyleri, bazı şeyleri?
  
Bu iyi işleyen bir teşkilat gibi; nöbetler, nöbetçiler değişiyor aynı şekilde. Az biraz emekli olup gelmeyenler bizi yaşlandırıyor, birileri tembellik edip devir teslimde aksamalar yaşatıyor. Sırf belki de bu yüzden o bizim olmayan, bizim zannettiğimiz atomlarımız, nötron, protonlarımız... "Bizimkileri boyasaydık iyi olurdu" diye bir fikir geliyor akla! Hani tanıdık bildik bulunca; "Gel bakalım anlat senin zamanında... Hani demans filan, sen geç eski yerine. Biliyorsun işte nasıl yapıldığını, nasıl işlediğini..."
  
Bunu yazdığımı bilen atomlarım; "Bu aklı kıtla ben çalışmıştım" hafızasıyla önümüzdeki yıl benimle olmadıklarının sevinciyle birilerine beni anlatıyor olabilirler, olacaklar!
  
Kolay değil böyle birinin beyninde! "Dur be itekleme, yer aç bir oturalım, bir kahve molası... Boş verin, yine nereden bulduysa, nereden aklına geldiyse böyle saçmalıklar! O dert etmeyin, bundan sonra önümüzdeki sene daha laylaylom bir beyinde, belki daha uyku sever birinin sıcacık ensesinde... Hani tayin, atama ne olursa, nereye kısmet! Bunun gibi kargacık burgacık ne yaptığı, ne yapacağı, ne düşüneceği belli olmayan birinin değil de huzur bulacak bir yer, bir durum..." söylentisinde olmalılar! Sevimli şimdilik benim atomlarım, parçacıklarım, canım bir taneciklerim benim...

Bu yazıyı paylaş

Facebook X Threads LinkedIn
#Yaşam