Ezberden Anlatılan Masallar

Masal bu ya, biz de anlatıyoruz ezberimizden... Kelimeler hep aynı, bir benzeri anlatımımıza girmeden aynı gevezeliği yapıyoruz aynı kelimeler, aynı cümlelerle. Anlattığımızın bir süre sonra karşı tarafın, anlattığımız tarafın ezberine yerleştiğini görürüz, fark ederiz. Çocuklara okuduğumuz kitabın bir süre sonra çocukta anlatıldığını görünce elinde kitap; "Bu çocuk okumayı sökmüş!" heyecanı olur. Tam da bu; bir süre tekrarıyla oluşan algılar, fikirler...
En çok reklamların birileri tarafından yönlendirilmesi... "Ben kullandım çok güzel, yeni çıkmış bir ürünü yıllardır kullanıyorum, yan etkisi yok, perdeler sararmadı"dan yakalarsınız altında çıkan yorumların pek doğruluğu olmadığını.
Algı oyunlarıyla iç içe bir dünyamız var. Bir de dik durduğumuz bizim yerimiz... İlk durduğumuzda seçtiğimiz bizim olan, durduğumuz yer, bizim olan yerimiz diyelim. Otobüs durağı bizim durduğumuz; doğru yerde durduk. Bize çaktırtılmadan (o da yanlış, bizi umursamadan) büyük bir ihtimal arkamızdan durağı alıp yan taraflarda bir yere koyuyorlar ve orada sonradan, senden çok sonra gelenler sıra olup otobüste oturulacak yerleri daha otobüs gelmeden kapıyorlar! Televizyon şakası gibi anlattığım, "Başıma hiç gelmedi" demeyin; benzeri muhakkak yaşanmış olmalıdır diye düşünüyorum. Bu kadarı değil; market etiketleri! Zam geldiğinde hemen değişen etiketlerin indirimli fiyatları aynı hızda değişmez. Fark etmezseniz öncesinin indirimli fiyatıyla aldığınızı zannettiğiniz ürün artık indirimli olmadığından eve gelip fiş kontrol edildiğinde (ederseniz) yoksa geçmiş olsun! O kadar şey için geri dönülmezle artık sizin oluyor. Tek tek bakınca yekün tutmayan bu düzenek bile birilerini, birileri daha çok yapıyor.
Dolandırıcılığın en temel dayanağı; yakalanıp geri ödeme aşamasına hukuken getirseniz bile tahsil ettiğinizde yapanın ne kazandığı, sizin ne kadar kaybınız olduğundan çok fazla bir hesap kitap meselesi olması... Bundan ötesi artık kaybettiğinizin geri alınma olasılığı yapan tarafından ortadan kaldırılmış olduğundan... Dolandırılmanın ispatının bilmeyen kişiler tarafından pek bilinmediğinden, dolandıranın ince hesaplarını bilen bir bilirkişi tarafından ortaya çıkarılması gerektiğinden... Vazgeçtiğiniz onca şey ufak tefek olmasa bile "Değer mi?"ye denk getirerek uğraşmaktan yorulduğunuz, terk ettiğiniz "Hiç sonu yok" haline zaten gitmenizi istedikleri... Buna da hem ortada var olan ince boşlukların nasıl yol olacağını bilen uzmanlıklarla önceden hesap edildiği... Çok uyanık bile olsanız kullanılan yol ve metotların zaten raylar döşenirken onların trenlerinin bu raylara, istasyonlara, yollara uygun olarak dizayn edildiğini, sadece trene binecek olanın siz olma olasılığının bir şans (hem de küçük bir şans) faktörü olduğunu bilmeniz ve bütün bunların suçunun da o küçücük şansa yüklenmesi gerektiğini de bilmelisiniz, öğrenmelisiniz.
Masal tam da bu.