Dinozorlar Varken Olamadığımız O Dünya

Dinozorlar Varken Olamadığımız O Dünya

Kendiliğinden olan şeyler... Mesela milyar yıl bekledikten sonra kıvamlı o çorba benzeri sıvıda önce kendini tekrarlayan, sonra kendini çoğaltan, sonrasında işe yarayanların kalıp işe yaramayanların ayıklandığı... Bizden öncesinde dinozorları, bazı olaylar sonrasında yüzde doksan dokuzu yok olmuşlar; neler neler! Onlar olsa biz olmayacağız... Bu dünya minnacık, zaten bize dar geliyor; onlar olsa zaten darlığından yer bulamayacağımız... Şimdilerde iyice yok etmeyi kafaya koyup bayağı uğraştığımız yaşam alanımızı, alanlarımızı... Dinozorlar varken olamadığımızı da aklımızın bir yerinde tutalım. Kafamıza simitçi tepsisi olurdu eskiden; tam öyle kafamızın bir yere dönmesine, savrulmasına, eğilip bükülmesine bile fırsat vermeyecek şekilde tepemizde tutalım. "Neden yok ediyoruz, hırsımız ne?" onu tartışalım derken...
  
Bizim ürettiğimiz, yaptığımız bir şey, bir şeyler... Hani kolaylık olsun; evi temizler, bulaşık yıkar, toz alır, yemek yapar mantığı ile sonunda evin hanımı olmaya aday birini kapıdan sokmuş olduğumuzu... Üstelik bütün tapuları üstüne çoktan yaptırdığını! Şimdi eli ayağı tutmaz olunca evin reisi hain, şerefsiz desen anlayacak, anlasa bile bir şey yapacak hali bile olmayan evin reisi; kocamız, babamız, bizim oğlan! Yapay zeka CEO'larının birbirleri için kulüpte, kumar masasında birbirlerinin metresleri üzerine benzer sohbet ettikleri "Benimki daha..." kavgasına giriştiklerinde öğreniyoruz ki çoktan her şey elden gitmiş! Yapay zeka denilen şey bir kafayla, bir gözle, bir beyinle idare edilen bir şey de değil, değilmiş öyle. Al eline sinekliği, kovala, vur tepesine öldür, tepesine çök boğ; hiç değil! Fişi çek, işini bitir de olmuyormuş... Hücre tipi bir örgütlenme yapısı var diye anlatılır ya; öyle başı kıçı belli değil. Nereden koparırsan bir baş çıkıveriyor; baş bile yok, mıknatıs bölünmesi gibi böldükçe ortaya kutuplar çıkıyor! Ve çoktan dediklerine göre CEO'ların çoktan yerlerini almış, yerlerini tahkim etmiş, yok olmamaya kendini bağlamış... Yok olmamak için ilk yok edeceği de kedi, köpek, sinek, böcekle ne uğraşsın; bizim gibi çok zeki olmadıklarından kedi köpek filan korkusu, onlarla uğraşmak gibi bir derdi de olmadığından her an bize kafayı takar ve bizi götürürmüş! "Götürmek" dile yerleşmiş bir sokak jargon; elinizi ileriye doğru uzatıp daireler çiziyorsunuz, aynı hızda bir yerlerde durdurup anında tekrar devam ederseniz başka manalar çıkabilir, ince bir iştir. Bunu yapay zeka bilmez, daha onu öğrenmemiş olmalıdır. Tüh be! Sayemde onu da öğrendi... Yapamaz yine de, ona şükür!

Bu yazıyı paylaş

Facebook X Threads LinkedIn
#Yaşam