Büyük Bir Adamın Oğlu Olmak ve Eski Babaların Sözleri

Büyük bir adamın oğlu olduğumu şimdilerde idrak ediyorum. Bakmayın, "İstisnalar kaideyi bozmaz," babalarımız gerçekten kaliteydi, büyük adamlardı. Yaşarken hepsinin aynı, benzer diyelim, benzer olmasının getirdiği bakış açısı bizi yanıltmış olabilir; hepsi çok büyüklerdi! Çalışıp zor şartların, yazın kışın şartları nasıl... Onlara bakınca zorluklarını görünce bize yaşattıkları her ne olursa olsun büyüktüler. Bazı lafları hala kulaklarımızda, kulaklarımda... Hani kötü olanları, hatıraları kötü bırakanları, taraftarlıkları, hani hep birine daha seçkin, seçici olup babalığı askıya almış olanları bir tarafa... Kabul edilir ortamlarda siyah önlük, lastik ayakkabı, çizme, kısa pantolon, naylon top peşinde koşan, bahçelere dalan, mahalle kavgasında taş atan, kafası yarılan, torneti yapıp tornete binen çocuklardık biz de. Ettikleri laflar genellikle o zamanlar kulakların arasında bir delik, bir bağlantı olmalıydı ki birinden girer, nefes almadan ötekinden çıkardı; durmazdı bir yerlerde. "İstisnalar kaideyi bozmaz," derdi, derlerdi. "Nerede çokluk..." derdi, sonunu bilirsiniz. "Bir yerlerde pislik olmazsa, kötü koku almazsa sinekler üşüşmez," derdi. Kalabalığı, kalabalıkları sevmezdi; "Uzak durun," derdi, derlerdi. Şimdilerde nüfusu birden artan, çok artan yerlere bakın; sanki bugünler için söylenmiş laflardı. "Elini yıka sonra otur sofraya, boğazın pisliğe bir alışırsa..." derdi; büyük bir ihtimal derlerdi.
Hamallığını, yükünü taşımak bize zor gelmezdi. Odun kömür taşımak, sobanın yanına getirmek, gelmesini sağlamak... Bakkala gidip bir şeyler almak, ekmek almak... "Babamın selamı var, yazacaksın," demek, diyebilmek; ödeneceğini bildiğinden pek boynu bükmeden üstelik!
Kaliteyi seçebilmeyi... Çürük çarık ne konursa torbaya, kese kağıdına... Az olurdu, esnaf yapardı saklı gizli utana sıkıla; yakalandı mı dayılanmaz, alırdı içinden.
Hayatın zor zamanlarıydı; hepsi bitti mi sadece bir kulaktan girip ötekinden çıkanları hatırlayıp "Büyük adammış, büyük adamlarmış," demek için bile olsa...