"Sen Benim Senimsin" Köşe Cezasına Çarptırılmış Cümlelerin İtirafı

Bakamadığımız, düşünemediğimiz bir yerlere gidince kuantum fiziğinin tam da gittiği yer böyle bir yer... Fiziğin gittiği diyelim; kuantum fizikten ayrı değil, sadece matematiği biraz "bir artı bir iki" durumu hep çıkmıyor oraya varınca. Bir şeyler daha değişik oluyor, değişik geliyor. "Sen ben olduğum için varsın," daha doğru bir deyişle: Sen benim için var olan sensin, sen benim senimsin. Cümle bile yerine oturamadı, ayakta kaldı; hem de köşe cezasına çarptırılmış öğrenci misali... "Tamam, yeter de de oturayım yerime, bir daha yapmam," bakışında. Nasıl anlatılır, anlatmaya çalışacağım benim senim olan sana. Bir şeyleri gözlemlerken (bu ben yaşarken'e denk geliyor) bir taraftan da ben nereye, neye bakarsam benim beklentim doğrultusunda bir kargaşayı, bir dolanıklığı, bir karmaşayı çözüyor; sayısı milyarlarca olan olasılıklardan sadece bir tanesi oluyor ve ben onu görüyorum. Bu ben senin benin olunca da böyle. Tamam; başı sonu bir dolu anlatım sonunda ortaya bir tek şey çıkıyor: Ben beklentilerimle oluşturmadığımı zannettiğim, beklentilerimin hayatını yaşıyorum sende.
Trilyonlarca çarpı trilyonlarca olasılıktan bu anlattığım tekdüze yaşantıyı ben nasıl olup da... Başka bir anneyi babayı değil, demiyorum, diyemiyorum. Onlar da beklentilerinde; onların da beklentilerinde büyük bir ihtimalle ben yoktum. Gözlemlediğimde yani en başından bu yana seçmediğimi sandığım seçimimde var olan dolanıklığı, dolaşıklığı benim için çözüp bir olasılık çokluğundan bir tek seçeneğe, benim terciheme gelmiş almış olmalıyım! Almış, kabul etmiş, "Sonuna kadar," diyerek yemin bile etmiş olmalıyım o sıra. Niye ayağımı kaldırmamış oluşum? Tercih ettiğim, kapıp kaçtığım, kimseler yaşamasın diyerek sımsıkı sarıldığım bu hayat var ya... Her neyse, bu akıl o da tercih. Niye o tarafa bakıp niye başka tarafa bakmayıp gözlemlediğimin... Hani yine bu tercihimde var olanların ben baktıkça yaşadıkları gibi olanı değil de bu...
Büyük bir ihtimal elime tutuşturulan, bu elimize tutuşturulan... Ben benim senim olduğun kadar, senin de benim... Ne karışık değil mi? İyi ki varsın!