Bu Gece Gelme
Şehirden her ayrılışımda yağmurunu alıp gidemedim, emanet ettim birilerine, birde. Yağmur yağarken peki dediler aldılar. Yağmur yağmazken gözlerime baktılar, peki dediler yinede. Şehir yağmuru hep özler azdır, nasıl olur bilemem…
Güncel, günlük kişisel weblog. Yaşanmışlıklara ve yaşanacaklara dair düşünceler...
Şehirden her ayrılışımda yağmurunu alıp gidemedim, emanet ettim birilerine, birde. Yağmur yağarken peki dediler aldılar. Yağmur yağmazken gözlerime baktılar, peki dediler yinede. Şehir yağmuru hep özler azdır, nasıl olur bilemem…
Bir sancı inceden kıvrandırmıyor yüz buruşturmacası o kadar. Bir soluksuz ışık sokak lambaları fersiz gölgeler bile masum bir gri. Yağmursuz bir sis yüze dokunan küçük damlalar dudakları özlenmiş bir başka…
Her şeyi vardı. İki aralık bir derelik bir yerlerde kalmışlığı bile. Gecelerini çalıp giden bir tilkisi, rüyalarında onu korkutan en canavarından bir Tenten‘i, romantizmin en dudak izi bırakan iyi geceleri…
Hava rengi yok, renkleri görülmüyor. Kırmızı bir gün batımı.Gün batımlarını seven, kırmızı içinde yılan bile olan kendinden boyalı bulutlar onlarda kırmızı özlenilmiş. Meraklı bir yürek acabalarla dolu. Bekliyor olabilir mi?…
Ya şansı yoksa? Ya senin uyukladığın bir anda gelip geçtiyse.Ya çirkinsen güzel değilsen yakışıklı hiç olamadıysan. Kaybedilmiş zamanlarda geldiysen dünyaya. Mutluluk sana yaşamının hiçbir anında uğramadıysa, uğramayacaksa. Sağlıklı güzel zengin…
Ne olacak? Hele her şeyin bir sonu varsa ne olacak? Bir gün ölüm gelecek, ölüm geldiğinde tanışamayacağız çoktan gitmiş olacağız. Ölümle tanışmak imkansızdır. Kendi ölümünüzle. Bir çocuk koşturmaktadır fave taşlı…
Yağmuru yazamıyorum. Marquez ne güzel anlatır. Üç gündür yağan yağmur, öyle çok öldürülmüş yengeçler, Paleyo’nun bata çıka yengeçleri denize atmaya gitmesi. Hemen oracıkta nem kapar sırılsıklam olur okuduğunuz yer her…
Karıncaların, arıların, eşek arılarının, babası olmadan yani kraliçe arının spermleri kullanmadan üreyen yavruları erkektir. Yani erkeklerin babası yoktur. Sadece kraliçenin genlerini taşırlar. Antropolog Evans-Pritchard Batı afrika’da Nouer’lerde kısır olduğu anlaşılan…
Tehlikeli kelimeler, cümleler kullanmaya başladık. Ahlaki yapımızı deri değiştirir gibi değiştiriyoruz. Bütün kolonlarımız dinamitleniyor. Kelimelerin cümlelerin anlamını değiştirdik. Çokça dayanacak yerimiz varmış gibi yapıyoruz. Varmış gibi dağıtıyoruz. Artık iğrençlikleri olumlu…
Bir yaşında kurbağadan korkmuş bir adamın çocukluğunda kurbağayı bile görmemiş bir genç topluluğuna bir şeyler anlatıyorsa da anlatmak istediklerini anlatmadığı ortadadır. Hele yirmi yaşında para kazanmasını, sefaleti tatmasını puf böreğini…