İhanet Neden Bu Kadar Kolaylaştı?

ihanet neden bu kadar kolay

İhaneti hiç sevmem demişti, ölmeye gitmeden bir gün önce Erzurum mahallesindeki ablasını görmeye giderken öldürüldüğünde. Ertesi gün Sadık Gürbüz çalıyordu kasetçalarlarda, biz Oğuz’lar ölmez afişlerini basıyorduk mekanın birinde.

İhanet kimseye yakışmaz diye konuşmuştu; ölüm de yakışmazdı yirmili yaşlarda insanlara. Sohbet, anmak için yapılmış gibiydi; sonradan ardından anılacak bir sohbet bırakmıştı. Bana değil, kime olursa olsun ihanet yakışmaz adama. Başka birine yapıyorsa sana da yapar, bana da; hiç belli olmaz, saklanır, saklanmasını en iyi o bilir, yakalayamazsın. Zekân ihanet zekasına erişemez demişti.

Dünyanın bugün gelinen haline bakınca, birilerinin başına geleni görünce daha güzel anıyorum genç yakışıklı delikanlımı.

İnsan ilişkileri içinde yakışır söyledikleri ihanetleri hatırlamaya çalışmıyorum; onlar yeri geldiğinde, bazı, hep değil, geliveriyor bir yerlerden. Haa, öyleydi denilip geçilecek kıvama çoktan gelmiş, çöp kovasına atılmış. Ben atmıştım; hani yurtdışında niye attın, etiketlerden filan bulup sorarlar ya, o korku bile yokken ben atmıştım. Bu şeref bana ait demek de pek sana, hani sana değil, yakışır değil kimseye.

Sevmek kadar sevilmemek kuralı da vardır hikayelerin en arka planında. Başına gelenlere bakınca, taa yıllar sonra bile anlarsın; düşmanlık değil, sevmemek, bir şeylerden suçlu bulunmak, hiç suçun olmasa bile korunur olmak, suçlu olduğunu düşünmeyen, sonraları ikna olmasa bile “tamam yaa” kabul, değil yine de savunmayacağım vazgeçişiyle bırakılmış. Sen haklısın denmese de ben haklıyım kalkışına, tamam ya keselim susması, sonralarda yılların kabullenişi olmuş, orada bırakılmış bir hal.

İhaneti yıllar yıllar sonra o kadar yaşayınca, defalarca sevmediğimi bile söyleyemez bir halde; yakışmaz, yakışmamış, olmamış, git değiştir başka şey al üstüne kıvamına kadar içimize işlemiş. Ya nasıl, niye yaparsın dile gelmiş; o bile hani yaşanıyor, bak işte ne diyeyim haliyle üstüne bir yudum bir şey iç, boğazında kalmasın halinden ne de çok boşvermişliğe dönmüş bir durum taşıyor hale varılmış. Şimdi ne kolay geliyor tv programlarında seyredip, yaa vah vah nasıl ya, seyretmesi sende bile var.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir