Kuantum mu, Aşk mı? Gerçeklik Algısının Parçalandığı Zihin Halleri

Kuantum mu, Aşk mı? Gerçeklik Algısının Parçalandığı Zihin Halleri

Dilim pek varmıyor söylemek, dillendirmek pek işime gelmiyor bu sıralar; yaşıyoruz, içindeyiz, varız. Yaşarken çok dokunuyor, çiziyor bir yerlerimizi. Kuantum anlatacağım yine, tamam siz anladınız, ses etmeyin; ben fizikten bahsedeceğim, siz aşktan, aşna fişneden bahsediyorum gibi dinleyin. Pek bildiğimden değil, kuralı da pek yok; derdi çok bu kuantumun.

İki parçacık var; biri çok parlak, değerli metal renginde, diğerinin rengi yeşil. Birbirlerine yapışık, ayrılmaz; hani biz ayrı ayrı gibi konuşuruz, değiller, ayrılmazlar. Kuark benzeri hareket ederler; kuarkları bu yapının dış etkenler içerisi, hani genelde protonun içinde yer alırlar kuarklar, aynı yapı. Yapılar değişir; kimi, hani daha çok yukarıda bir varlık var, ona bakın, o ne derse o diyerek, o demiş gibi toplar protonları: bana getirin, en iyisini ben bilirim. Bakın, kitapta pek yok ama duyumlarda şöyle buyrulmuş, bu denmiş, bu yapılmalı; bana getirin, ben en yüksek minareleri, pardon inşaatları, gökdelenleri… Hani bana, ben sizi öteki yerde, o şahane mekanlarda ağırlanmanızı bile sağlarım; yapıları başkası, bana getirin, ben bu işi bilirim. Bakın, benim işyerlerim, banka denilen kuantum yapılarım var; onlarla getirdiğiniz protonları kaç kat yaparım. Hidrojen getirin, kurşun, uranyum veririm; o kadar güçlüyüm çağrısı hep aynı, yıllardır aynı terane, taa Big Bang’den beri. Kuarklardan yeşil olanı yükselirse vay halimize; karadelik falan bilmezsin, sakın dokunma. Bir de karşı madde, antimadde diye bir şey var diyorlar bazı fizikçiler; kendini fizikten anlayan, fizikçi olduklarını söyleyenler. Antimadde fakirlikmiş, ortamın yüzde yetmişi belki antimaddeymiş. Yok öyle bir şey; şimdiye kadar lafta olan bir şey. Ortalık güllük gülistan. CERN’de bir kaç akıllı, sekiz on tane antimadde dediklerinden yakalamışlar, bir cam şişeye, hiçbir şeye dokundurmadan konumlandırıp yedi sekiz km taşımışlar; hem de dünyanın parası harcayarak. Yok be kardeşim, fakir dedikleri senden benden zengin; bak bakalım telefonlarına, bak bakalım CERN’de bakmışlar mı? Yok be, bakarlar mı, laf. Öyle yükselecek bir kuantum ortamı yok; olsa TÜİK doğrusunu açıklamaz mı?

İşiniz vardır sizin, pek ilgilenmeyin kuantumla; bakın işinize. İş yok diyorlar; iş olmasa ne işiniz var buralarda, hadi bakın işinize.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir