Rüyadaki Kabus mu Gerçek Dünyadaki Karmaşa mı?

Rüyadaki Kabus mu Gerçek Dünyadaki Karmaşa mı?

Dünyadan kaçmak için, gerçeklerden kaçmak için yatılan bir uykuda kabus görmek…

Doğrusu bu.

“Rüyada kabus görmek zaten olur,” demeyin. Epeydir rüyada görmediğiniz kabuslar, uyanınca komodinin üstünde bir bardak su gibi duruyor: Al da yut mesafesinde.

Uzun zamandır haberleri, dizileri, filmleri seyretmekten uzağım. Ama yine de arada bir bir yerlerden kaçıp gelen şeyler oluyor. Ben istemeden gelen, yardım ister gibi duran ama aslında dayatılan videolar… “Engelledim ben seni, yine nereden çıktın?” dedirten türden.

Siz başka bir şey diyorsunuz belki, ama ben video diyorum. Onların arasına karışmış kırıntılardan ne olup bittiğini değil, daha çok nelerin olabileceğini seziyorum. Çünkü bana zorla ulaşanlar bunlarsa, kim bilir gerçekte daha neler oluyordur diye düşünmeden edemiyor insan.

Böyle düşünürken bir kabus görüp uyanabilir, sonra da “Rüyadaki dünya daha iyiydi,” diyerek yorganı başınıza çekebilirsiniz.

Olabilir.

Olabiliriz.

“Arama,” diyor bir ses. “Boşuna telaşlanırlar.”
“Belki bilmiyorlardır. Ama bildiklerini sanırlar.”
“Biz onların senden daha çok bildiğini biliyoruz ama onlar daha çok bildiklerini bilmiyorlar.”
“Senin çok bildiğini zannedip tedirgin olurlar.”

Uzaklardan gelen bir ikaz gibi: Arama.

Nasıl bir kuantum benzeri düşünce bu? Bilgiyi tanımlayan, “daha çok biliyor” algoritması gibi bir şey. Bu akıl yürütmeye göre aramamak daha mantıklı.

Öyleyse aramayalım.

Ama yine de insan sormadan edemiyor: Nasıl bir dünyadayız biz?

Yüzde bilmem kaçlık bir algı ortamında kendini korumaya çalışıyorsun. Herkes bir şey söylüyor. “Hepsi yalan,” diyor biri. “Hepsi uydurma.”
“Sen bana inan.”
“Başkaları yalan.”
“En doğrusu benim dediğim.”

Sonra da:
“Bakın işte gördünüz,” diye bir dünya kuruluyor.

İşte böyle bir dünyaya uyanmak var…

Bir de yorganı başına çekmek.

“Anne… Be…”

Yine de dışarıdan bakınca güzel görünüyor bazı şeyler.

“Ah,” diyorsun, “sen ne güzel şeysin öyle.”

“Gel şöyle.”
“Gitme.”
“Bak, gözlerimi kapadım…”

Gel.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir