Kötülük Işığı Sevmez

Trafonun arkasından fırlayıp çıktılar önüne, istedikleri para olmalı ama o kadar mızmızca söylüyorlar bu dili çevirmenin imkanı yok. Doğru dürüst söylesenize şunu. Boş ver zaten onlarda varsa bile sende yok. Bıçağı elinde saklamadan istiyor. B.ka sardık şimdi diye düşündüğünde az önce yanından geçtiği iki adamın köşeyi dönmeleri gerektiği aklına geldi, ağır vücut ayak sesleri, karşısında biraz daha mızmızlanıyorlar işlerini çabuk görme hali. Biraz arkaya çekiliyor. Onlar daha arkaya biraz ürkek trafonun kenarına, adamlarla uygun adım sokağı bitiriyor. Adamlar kendilerinden güç aldığını biliyorlar, onlarda birlikte yürüyor, başlarını derde sokmadan.

issiz sokak

Kötünün önünü kestiği o gün soluduğu havanın, şehrinin, dolaştığı yerlerin temiz ve sağlıklı olmadığını, dahası kirli, pis, sağlıksız olduğunu, bunun da sakınılası durumda ölüm ve yaralanma dahil her türlü kayıpla karşılaşabileceğini anladı. Kötü çoktan ortamını ele geçirmiş, soluduğu havaya çoktan yerleşmişti.

O günden bu yana onlarca yıl geçti.

Kötü hayatın bütün alanların da karşısına çıkıyordu. Eskiden giremediği, kapı altı, pencere arası, yatak içi, uyku sırası, duş altı yerlere sızdığını biliyordu. O zamanlar da kafaları o kadar kötü yapan alkol, biraz esrar –pahalıydı- , hap vardı. Bonzai türü sentetik ucuz illetler yoktu. Ucuz olunca bulunması kolay demekti. Neredeyse her yerde.

Kötü; ışığı sevmez, sesi, soluğu, kalabalığı hiç sevmez.

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir