Terk Eden Kadınlar Masala Dönüşen Hikayeler

Terk Eden Kadınlar Masala Dönüşen Hikayeler

Hayat bir hikayedir... "Birilerinin hayatları vardır, hayatları hikayedir." "Hayat hikayedir" dedin, derdin... "Birilerinin hayatları vardır, hayatları hikayedir" ben çıkardım yıllar sonra; senin değil, benim eklemem! Fısıldardın bir yerlere sığamamaktan... Oysa nefes nefese sana yetişemeyen ben için "Dur" derdin, "Bari sen dur, bir yerlere sığ..." Fısıldardın neden bunlar gizli kapaklı gibi... Zaten kalabalık olmayan gecenin sonlarını denk getirdiğimiz, bizden sonrası olmayan, gün bitsin diye arada bir bize bakan... Tarifin öyleydi: Genç, son kalan çalışanın kapatmayı erkene almak için bakarken... "Nasıl olsa bizden sonrası olmayacak, beklemesin, çabuk iç bitir" bizim için... Gidilecek yeri olmalı, ne güzel erkenden gitsin iteklemesi ile bir şeyleri ya bırakıp yarım kalmışlıkla ya fondip... Gidene kadar anca etki eder, soğukta iyi olur telaşa kapılıp... En son biz, geceyi yarısında, bizim için daha bitmemiş geceyi onun gecesi çabuk bitsin diye! Biliyorum, sadece ben hatırlıyorum; onun için hikaye olmuyor, masal olarak kalıyor hep... Bir efsane belki.
  
Oysa bir yerlerde hep yerin vardı gibi gelirdi bana; sen olmadığını söylerdin, sığmaz olmuştun kendince. Masanın bir köşesinden, her zaman yapmadığın gibi konuşurdun benimle. Herkes duysun; fısıltı kulaktan kulağa ne derdin? Kalabalıklarda, ıssızlarda sesini saklardın... Anlatırdın bir şarkıyı, çiçekli bir dalı, hıncını bir yerlerden, birilerinden... Konuları atlardın hep, takip etmek zordu seni! Başını çevirsen kaybolan kedi, çocuk misali kaybolurdun. Sonra başka konularla başka yerler, başka şarkılar... Şarkıları anlatmayı severdin! Bazı anlar birilerine ait, hepsini bilirdim, bilmezden gelirdim. Bir şeyler anlatırdın; "Baktım artık sevmiyorum" derdin. Kadınlar kadın kokusunu alırlar; bir yerlerde artık kendilerinin olmadığı bir yerlerde kendilerine söylenmiş lafların birilerine edildiğini, patenti sana ait olsa da bir yerlerde kopyasının yapıldığını, kopya yapılırken çıkan kokunun birilerine sindiğini bilirler! Birden içinden gelir; sahtekarlığı koklarsın, bilmezsin ne, kim, nasıl, neden, nerede... İçinden sevmemek gelir, sevmezsin! Sevmiyorsun artık, bilirsin... Uzatmaya çalışır, koku ortalığa çıkar, dayanamaz olursun; "Bitti" dersin, bitirirsin derdin. Kolay bitmez; bir sakızlık, bir sündürme... Gidersin! Önce yanından, sonra yakınlarından, mekanlarından, sonra semtinden, şehrinden, memleketinden... Onun için değil, koku için de değil; sığılmayacak kadar küçüldükleri için, sığmadığın için, sığılacak yer olmadığı, kalmadığı için gidersin diye anlatırdın. Sessiz, soluksuz fısıltıyla... Sonra bir şarkının sözleri olur, çalan şarkı sanki oymuş, sözleri sanki öyleymiş gibi olurdu hep.
  
Aynı şarkıları şimdi dinlerken "O muydu, ona benzeyen bir şarkı mı?" Hep bir yerlerde takılırım... Hikaye onun muydu, senin hikayen o muydu, anlattığın bir öykü müydü? Benim için bir masal olarak varlar; öyle kaldılar, öyle kalacaklar.

Bu yazıyı paylaş

Facebook X Threads LinkedIn
#Yaşam