Sistem Tanımlarının Dışında Kalan Zekalar

Yaşamanın anlamını bulmaya çalışırken anlamsızlaşan bir hayatın senin olması, sende kalması... "Askeri ne uyandırır?" sorusuna altı yaş civarı bir çocuğun "Horoz," demesi, gerizekalı eğilimi taşımasını; nasıl bir yerlerde "Borazan," diyenlerin sadece asker çocuğu olduklarından, lojmanlarda yaşadıklarından boru sesini biliyor olan ileri zekalılar sınıfında yer almaları... Nerelerden geldik yine!
Hayat; seni tercih etmeyecek kadar basit olgularla sadece raylarında gidebilen bir taşıt mıydı? Elbette arabası, kağnısı, bisikleti, uçağı, torneti, pazar arabası olan... Sadece raylarda giden o trene binmeyi zorlayan bir şeyler miydi? Sorgulanmayan hayatın neresi daha güzel, ne onu daha güzel yapabilir, nereden bileceksin? Robinson'u (şu bildiğimiz Crusoe Robinson) bile tek kişilik adasında kendine ait bir dünya kurmaya çabalamasıyla biz tanıdık. Onun için ilginç geldi, merak ettik. "O adam nasıl yaptı, yapıyor, nasıl yapacak, ne yapacak?" merakı bile bizi ona çekmedi mi? Şimdilerde adımız okunmadan bir yerlere teşrif edemediğimiz zamanlarda bize ayrılmış bir hayatımız yoksa, bir yerimiz yoksa... Dostoyevski'nin söylediği gibi: "Her insanın bir yeri olmalı," dediği... Gidemediğin, gittiğinde senin olmadığını bildiğin, gidince sığamadığın, sığdığın, küçük kaldığın bir yerlerin hep olduğu... Senin yerin olmadığı, senin kurgulamak için hiç gayret bile gösteremeyeceğin, hayal bile kurdurmayacak yerler olduğu... Bir yerlere hep gitmek, gidebilmek; o bile zor bir durum. Bir hareketlilik, bir dondurulma, bir kımıldama emri duymuş, üzerine binlerce namlu doğrultulmuş... O bile fazla; mayına basılmış bir ayak kımıldamazlığı dayatılmış hallere zorlandığın... Elinden avucundan, geçmişinden getirebildiğin neredeyse her şeyinin alındığı, alınmaya çalışıldığı zamanlar, yerler, mekanlar sunulan o...
Ve sen bir gayret Gulliver'in Lilliput ülkesinde duyduğu o duygu: İpince iplerin çokluğu ile bağlanmışlık... Hepsi koparılması kolay, bir arada olunca bir tutsaklık sana. Sarılmışlık ipleri; boşver, beyninin algısı... Seni bağlayan iplerin çoğu beyninde!
"Hayat böyle de yaşanır," diyemiyoruz. Bir yerlerde bir direniş bizde olmasa bile vücut direnişi, ayaklanması hep var.