Neredeyse artık hepimizde var. Herkes de var. Severken dokunmadan değmeden yüzeysel içten olmayan dokununca değince kolunu bacağını kırarcasına öldürürcesine soluksuz bırakıncaya nefessiz kalıncaya öldürecesiye. Aniden esen rüzgarla rüzgar kesilince bir anda sevgiden nefrete biranda nefretin dibine en dibine en koyusuna en karanlığına en kırıcısına en öldürücüsüne. Hayatın renklerine renklerin binlerce […]
Dalların en üst noktalarına tepelerine çıkıp orada kalıp bağıra bağıra ağlamaktı istediğin. Zamanları hele hızlı hızlı yürüyüşleri peşinden koşturmalarını seni hiç sevmediğin.Bilmediğin karanlıklardan bile korkmadığını göstermek için elinden tutmadan üstelik belki bir şarkı karanlığa doğru ben geliyorum hali. Deli zamanlardı sen daha deliydin diyemem delilik sende de vardı. Rüzgar bugün […]
Gelip takılıyor dlin ucuna. İçinde derin bir şeyler yok içine derin bir şeyler hissettiriyor öyle olmalı yoksa neden? Öyle uzak ki yerin uzakları aşıyor. Hep bir şekilcilik ki ler ayrı. Öyle uzak ki yerin o uzaklığı ben biliyorum. Belki bir tek ben. Hümeyra söylüyor. Öyle uzak zamanlarda bir baş omzunda […]
Adı üstünde sonbahar. Sonbahar. Başka bahar yok dercesine bu son elde kalan sadece bu. Hep öyle olmaz mı? Gecikmişliklerde. Pazarın sonunda misal. Son anda yetişilmiş vedalaşmalarda söylenecek onca şey kalmışken elinde elini sallayıp. Biten bitmediğini bildiğin onca yaşanacak şey var daha derken diyemezken. Son gülüş. Bir daha hiç gülmedi. Bunca […]
Rüyalarla gerçekleri karıştırır olunuyor bazı. Bazı çoğaldı mı çoğalsa keşke o ayrı çoğaldı mı günün içine biraz gülücükler karışıyor bir parça biraz hüzün azalıyor biraz o da. Değişelim mi? Teklifi bile güzel.Yüreğe çiseleyen yağmur gibi. Al özlediklerini benimkileri de gir rüyama sende. Orada öylece kal. Gözleri kapattığında kapandığında gözler hemen […]





