Korkudan

Adam gitmek için harekelendiğinde kadın bir çay daha iç sonra gidersin diye oturmasını işaret etti. Adam gitmek istiyordu, bir şeyler başlamamıştı başlayacak gibi de gözükmüyordu ama kaldı. Kadın söylemiyordu ama korkuyordu bu sıralar, bu geceler, böylesi havalarda. Korkusu vardı, söyleyemiyordu. Adama çayını koydu, karşısına oturdu. Adamın gözleri soruyordu. Gözlerine baktı […]

Aynı Böyle

Çayını aldı, geldi, sandalyesini camın kenarına çekti hava yaz olmasına rağmen kasvetliydi. Yağmur yağdı yağacak, bulutlar en siyahlarını toplamış gelmişti. Çay bardağını camın kenarına bıraktı, yüzünü cama dayayıp yukarı gökyüzüne baktı. İlk almayı görür müydü? Diye baktığını kendi de fark etti şaşırdı. Hava içini de karartıyordu kadının. “Ne sıkıntılı bir […]

Eski Zamanlar

Bir zaman sonra soracağı soru daha o zaman gelmişti aklına. Şarkı söylerken bulaşığa eşlik ederken sesiyle öyle diyelim. O zamanlar bulaşık makinesi bir efsaneydi, Almancı efsanesi, öyle bir şeydi, bir de otomatik çamaşır makinesi vardı yanında dahası başka efsanelerde. Ama bulaşık elde yıkanırdı, sıcak olacaktı su bir de el yakacaktı […]

Kış Yağmuru

Şemsiyesini açıp tam dışarı çıkarken duydu: Anne dışarıda kış yağmuru yağıyor… Yandaki apartmanın yüksek sesli çılgın beş yaşlarında ki çocuğu bağırıyordu. Gülümsedi. Yazın ortasında kış yağmuru? Güneş çoktan ortalıktan kaybolmuş kara bulutlar tam tepesinde olduğundan mı öyle demişti? Düşündüğü gibi çılgın çocuktu. Şemsiyesini tepesine alıp yola doğru fırlarcasına yürüdü kadın. […]

Uyku Tutmadı mı?

Kadın gece boyu o eski konuşmayı düşündü. Kafasında kelimeler pek kalmamıştı önemi de yoktu bugün. Konuşulduğunda yaşandığında daha doğru söylenişle, önemli olmadığı o gün bile belliydi, bir şeyler anlatılıyordu ama. Nasıldı? Zamanın oku tek yönlüdür. Yarına gidilebilir. Yarın, az sonra, daha sonra. Adam onu anlatıyordu. Geleceği, önce biraz sonrayı anlatıyor. […]