Çeker Giderim
Sıkılmış gibi mırıldanarak anlatmaya başladı. Ben koltuğa kaykılmış bir taraftan onu dinliyor bir taraftan televizyonda gözüm maç kaç kaç ona bakmağa çalışıyorum."Hemen birden kapıyı çalıp gelmez. Önce konuşmalarında aralara sıkışmış…
Sıkılmış gibi mırıldanarak anlatmaya başladı. Ben koltuğa kaykılmış bir taraftan onu dinliyor bir taraftan televizyonda gözüm maç kaç kaç ona bakmağa çalışıyorum."Hemen birden kapıyı çalıp gelmez. Önce konuşmalarında aralara sıkışmış…
Nasıl neden kızdı fark etmedim. Oturmuş koltuğa sohbetin en koyu yerinde ayaklandı. Bağırıp çağırmağa başladı.Gitmek istiyorum demiştim, alıp başımı gitmek. Çoktandır istiyordum, oraya geldi söz söyledim laf arasında. Bu şehri…
Çok uzun yıllar önce, bir şeker belki bir kurabiye belki de seviyor olmanın o sıcak çocukluğunda yanağına konacak bir öpücüğün güzelliğine ödül gidip kucağına oturmuşsun bir tanıdığın. Sıkıştırılmış bir yanak,…
Ne oldu? Nereden çıktı bu afra tafra? Nereden çıktı bu gitmeler? Hani durduğun yerde durmuyorsun derler ya sende öylesin. Zaten ortalıklarda yoksun varım dersen külliyen yalan. Hafızamın bir köşesinde oturuyordun…
Boşuna aranıp duruyorum biliyorum. Biliyorum o yıllar önce dönmen gereken sokağı anındaki geveze lafını bitiremediği için nezaketinden bir sonraki sokağa kadar gittiğini, oradan döndüğün için benimle bir önceki sokakta çarpışamadığını,…
Yorgunsun, sabaha kadar bir acımasız alaycı uykunun peşine koşmuş, yakalayamamışsın. Gözlerin şiş, gözkapakların tonlarca ağırlıkta, her nasılsa uykunun arı kovanına girişte şifreleri unutmuşa dönüp kovana giremiyorsun işte. Bir vızıltı alışık…
Sabah ekmeği sıcacık koltuğumun altına alıp yeni gelmişim. Kahvaltı hazır, karşıma oturuyor. Biliyorum dün gece nasıl olduysa söyleyemedi ne diyecekse, söyleyecek hazırlık öyle oturuşundan belli, ağırca bir şeyler söyleyecek. "Tarihin…
Bardağım da balıklar olması lazım, martılar var. Bir çığlıktır gidiyor. Simitle beslemeyi bilmem vapurdan da besleyemem. Nerede vapur nerede? Bilmem martı beslemeyi bardağımda işleri ne? Çığlıklar niye? Uzak çok uzak…
Önündeki bardaktan bir yudum aldı. Yüzünü buruştururken yetiştirdi suyu hemen. Derin bir nefes aldı. ’’Ben Anamdan, babamdan ölmeden önce, ölmeden az önce hani melekler gelip haber verirlermiş ya, verirler diye…
Bu günlere benzer günler yaşadım mı? Dejavu ama nerede? Ne oluyor,ne olacak önceden biliyorum? Hayırdır erdim mi? Sadece ben değil çevremde bir dolu kişi aynı. Ama nerede, ne zaman? Kemal…