Ölmüşlerden Medet Ummak
O da sevdiğimiz bir şeydir.Çok sevdiğimiz. Gidip çaput bağlamak filan. O da var. Olmamış işlerden artık hiç olmayacak işlerden eski aşklardan olmamış olmaz işlerden medet umarız bir şeyler bekleriz. Hani…
O da sevdiğimiz bir şeydir.Çok sevdiğimiz. Gidip çaput bağlamak filan. O da var. Olmamış işlerden artık hiç olmayacak işlerden eski aşklardan olmamış olmaz işlerden medet umarız bir şeyler bekleriz. Hani…
Bakmayın hep hikayelerin öyle sıcak bir ortamda soba başında ocak başında örneğin zamanı bol durumlarda sindire sindire ağır ağır anlatıldığını zannettiğimize. Değildir. Dinlediğimiz hikayeler yaşadıklarımız kendi hikayelerimiz öyle mi anlatıldı?…
Çocukluk gençlik okul yılları hep bir demokresi kılıcı tepede. Hep çiftdikiş tedirginliği. Şimdilerde bilinmez şimdikiler bilmez sınıfta kalmak tekrarlamak hatta iki kez olmadı okuldan atılmak. Daha ilk okul birden lise…
Babalar ve kızları el ele tutuşup yürürler. Yürürken hiç sesleri çıkmaz çıkarda öyle havadan sudan dişe kovuğuna sığmaz kelimeleri seçilmemiş anlatmayan dinlenmeyen kelimeler onun altındaki sessizlikte birbirlerine o kadar çok…
Kedi İrma o da öyle yapar. Neredesin? Burada mısın? Bir vıklama bir sus işte tamam ben buradayım kuşları böcekleri neden sindiyse neyi tuzakladıysa neye pusu kurduysa neden saklanıyorsa genellikle benden…
“Hiç sevmedim” diyordu. Biraz kıvanç vardı sesinde. ”Fakat rahatım.” Hep korkmuş pek korkmuş olmalıydı. Beynine yabancı birini kendisinden gayrisini sokmak içeriden vurulmak teslim olmak korktuğu bu olmalıydı. Snra her şeyi…
Gözüm ağrıyor. Kötüye bakmaktan kötüye yormaktan kötüyü kollamaktan olmalı.Yazılanları okuyan çariçe nin ağlaması gözünün ağrıması gibi. Tolstoy yazar da ağlanmaz mı? İçinden iyi çıkan çikolatalar gofretler sakızlar leblebi tozları da…
Hiç kuşkuya bırakılmayacak birşey var. Çoğu insan yanlış bilir. Dilde de aynı düzen olabilir. Kelimeler kullandığın kadar sevdiğin kadar senin oynadığın bildiğin. Aşk tek kişiliktir. Karşılığı olması olmaması bir borsası…
En değerli şeyimizi hayatımızı yaşadığımız şekliyle olmadı yaşamak istediğimiz şekliyle nasıl istiyorsak öyle yaşamak için onca çaba belki de canhıraş feryatlarla çekilen onca acı ayrılıklar birliktelikler var oluşlar yok oluşlar…
Adam her şeyi hatırlıyordu. Hiç bir şeyi unutmamıştı. Unutmamış olması hatırladığı her şeyin her durumun yarım kalmış olmasından. Mutlu durumlarında daha doymadan mutluluk bitmeden mesela. Zeigornik etkisi diye açıklanabilir. Viyana…