Renkleri Vardır Hayatın
Olmuyor işte bir şeyler tam denk geliyor derken olmuyor denk gelmiyor haydi yeni baştan belki yeni baştandan da geriye. İnsanları sevmek üzerine. Dostluk üzerine. Yıllarını alırsın gün gün biriktirip yıl…
Güncel, günlük kişisel weblog. Yaşanmışlıklara ve yaşanacaklara dair düşünceler...
Olmuyor işte bir şeyler tam denk geliyor derken olmuyor denk gelmiyor haydi yeni baştan belki yeni baştandan da geriye. İnsanları sevmek üzerine. Dostluk üzerine. Yıllarını alırsın gün gün biriktirip yıl…
Elleri kelepçeli yüreğine bağlanmış şekilde görüldü son kez. Türünün sonuydu. Baharın taze ekmek köşesi gibi dokunulmazlığını en tatlı yerini koparıp almaktı suçu. Bütün baharlardan kovulmaları ondan kabul edilmiş kaderler sırta…
Kumla sonradan doldurulmuş marinanın yanına yapılmış plajda neredeyse tek başına. Okyanus batı rüzgarının marinanın her ne kadar keserse yine de ensede serin rüzgar. Sabah güneşini özlemişti. Hep bir yalıyarın üstünden…
Bir sarkaç cebir bilebilir mi? Geometri diyelim. Ya da direk söyleyelim: Bir sarkaç matematiği nereden öğrenmiştir? Hep bıraktığımızda bir parabol çizebilmeyi, bir parabol çizer şekilde hareket etmeyi nasıl öğrenmiştir? Dünyanın…
Hayatın bu kadar kalleş olabileceği, çocukluğun gençliğin kötüyü öğrenmekle geçeceği son yarısında gırtlağını yakarcasına söylenen ağıtlar, fadolar dokununca yakan öğretilemezdi öğrendin. Kötülük tatil kentinde sarhoşlukla ayıklık uyku sersemliği, mide bulantısı…
Bu gece, gece yarısını biraz geçe okuduğunuz kitabın arasına ayracı yerleştirip okuma ışığınızı kapatıp yastığa kafanızı koyduktan on dakika sonra ram uykusuna gelip rüyaya başladığınız o anlarda hangi rüyayı görmek…
Masadan kalktığında zaferi kesin kazanmıştı. Kendini dinledi biraz. Kazanmıştı, kazanmış hissetmiyordu. Hem de hiç. Boynu bükük, ezik, hele içinde bir kazanmışlık hissi yok. Masaya oturmadan önce dudağında bir gülümseme, bir…
Bana 1 üzüm tanesi verir misiniz? Sorunca, böyle sorunca bir anda kafanızı kaldırıp nasıl da dik dik bakarsınız? Belki de biraz alaycı kafayı yemiş bakışı. Matematikle kafa arızası yapmış biraz…
Kuşlar, böcekler, sinekler, sümüklü böcekler, örümcekler, maymunlar, yılanlar hepsi oynaşır sevişir. Doğa sevişir. Doğada sevişmek vardır. Doğaldır. Önünde nasıl denir dans etmek kendini beğendirmek vardır. Aşık olmak yoktur. Hiç doğal…
Hava sıcak gölge bir yere, nefes alınacak bir yere oturuyor. Öyle betona. Kitabın satır aralarında bile olsa. Sıcak bunaltıyor. Endaamede’yi tanır mısınız? Adı öyle yazılmıyor, böyle okunmuyor bile olması muhtemel.…