Yılın Son Günü
Ne de olsa eski meslek, yıl sonu geldi mi bir topla, böl, çarp, çıkar al sana bir döküm. Yıl şöyle geçmiş, yıl böyle geçmiş, elde şu kalmış, bu da varmış…
Güncel, günlük kişisel weblog. Yaşanmışlıklara ve yaşanacaklara dair düşünceler...
Ne de olsa eski meslek, yıl sonu geldi mi bir topla, böl, çarp, çıkar al sana bir döküm. Yıl şöyle geçmiş, yıl böyle geçmiş, elde şu kalmış, bu da varmış…
Boş verin hayatın sizi nereye getirdiğine, aklınız başına gelip yola çıktığınızda nereye gitmek istiyordunuz? Tam da buraya diyebiliyor musunuz? Yakın oldu buralara yakın düşünüyordum, hafif kayma ne yapalım o kadar…
Gece yarısına az kala bacadan içeri süzülürken yakalamışım. Ev de tek bir baca var, mutfakta. Çorbanın üstüne basmadan yakalamışım, yakalandığına üzülsün mü, çorbaya girmediğine sevinsin mi? Bilmediğinden oturuyor masama. O…
Yeni yılı gönderdiğimiz bu günlerde gidişin telaşı bayağı büyük oldu. Evin içi gidenin alıp götürdüklerinin karışıklığından darmadağın, yeni gelen yeni doğmuş bebek çizerler ya işte ondan, gidenin yaşlı bir ihtiyar…
Çok kişi yaptık, hep beraber yaptık dediğiniz bir dolu şeyi tek başınıza yaptığınızı fark ettiniz mi hiç? Yürüyüş tek kişiliktir, bağırmadıysanız beraberce tek başlarınıza yürümüşsünüzdür. Hadi yine siyasi durum. Yok…
Bir dostumla bir insanın ikna edilmeden hiçbir şey yapmayacağı konusunda sabaha kadarlık bir konuşma yapmıştık. O zaman ikna olmuştum bu zamanda da bu ikna oluşum sürüyor. Eğer bir insan, bir…
Hayatın katarı bazı anlarda o kadar uzun olur, lokomotifin gücü yetmez, ilk küçük eğimi tırmanmak için bütün gücünle asılmasına rağmen gıdım gıdım gider. Biraz yüksekçesine rast geldiğinde ise geri bile…
Ben yeni yıl için dileklerimi söyledim. Çok değil birkaç güne listem yerine ulaşır diye düşünüyorum. Baca da temiz, Noel Baba'da gelip listeyi görebilir. Hani geldiğinde ayakta olursam, bir kahve içimi…
Gazeteciliğimin ilk yıllarında Rüzgarlı Sokak'ta çalışırdık. Cumartesi-Pazar bir dolu arkadaşımız uğrar uğradıklarında o gün yayınlanan üstünde satılmaz mührü olan gazeteden koltugunun altına alır stada giderlerdi. Okumak için verdiğimiz gazeteler oturmak…
Kahvenin ortasında yanan sobanın etrafı tahta sandalyelerle çevrilmiş onların iç tarafında ısınmayı ayakta ellerini ovuşturarak sürdürenler olurdu. Sobanın boruları yakıldığı anlara göre biraz kızarırdı. Çevrilen sandalyelerin sahipleri bir gazete haberini,…