
Benzinliğe giriyorsun, depoyu fulluyorsun; ne zevk değil mi? Çıkıyorsun, dolaşıyorsun keyfince; gösterge kırmızı yanıp sönmeye başlıyor. Orada devreye kuantum giriyor; hoop geri, tam da depoyu doldurup benzinlikten çıkarken anına, üstelik ful depo. Haydi yeni baştan dolaş dur.
Kuantum mekaniği ile uğraşanlar bunu dalga geçmiyorum, gerçek fizikte yani. Demem o ki, bizim gözlemlediğimiz fizik dediğimiz bilgi dizisinde pek bunlar olamıyor. Kuantum fiziğiyle uğraşanlar deneylerde hazırladıkları; onlar başka diyorlardır, ben katakülle deyip geçiyorum yaptıkları. Geleceğe tek yön olan okları, trafikte öyle oklar vardır, onları aynı geleceğe gidermişçesine geçmişe fır dolayı bir hamle, yeni baştan bu sefer buradan gel; deney yeni baştan, ben buradan bakacağım, tribün değiştirdim bak yaparak. Hani benim aklımca anladığım deneyi başka bir şekilde tekrarlıyorlar. Anladığım bu.
Yoksa nasıl sevindiniz; hep ful depo, hem de bu zamanda. Biraz hayalin fizikte yeri olmasa da bize çok iyi gelen bir tarafı hep var diye düşünürüm. Ne 62’den tavşanlar ne Nils’ten daha akıllı kazlar güder olurdum; öyle geriden gelip, hatta gelmeyeyim taa ceza sahasından kaleye çakmalar, o kadar uzağı göremem şimdilerde. Yine de bir sevinç; biliyorum hepsi gol.
Benzinliğe giriyorsun, sıradasın; tabela değişiyor, zam gelmiş. O da kimin hayaliyse; benzinlikte kasaya bakan kız değil, pompacı hiç değil. Olsun, gözlenebilir gerçek fizik dediğim de bu.
