Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın

gidilecek yer

Başladığınızda gidilecek yer dediğiniz noktaya vardığınızda, orada olmanın artık bir önemi kalmamış olabilir. Hatta orada olduğunuzu fark etmeyebilirsiniz. Belki de oranın gidilecek yer olduğunu anlayamıyorsunuzdur. Ya da gidilecek yeri gözünüzde fazla büyüttüğünüz için vardığınız yeri onunla bağdaştıramamışsınızdır.

Aslında ayağa kalkıp bir yere ulaşmak gibi net bir amaç olmasa bile, insan bir yöne doğru gider. Gidilecek bir yer olmasa da, aklında gitmek vardır. Bir noktaya varmak hedeflenmese bile, yön duygusu hep vardır.

Bunu fiziksel olarak gidilen bir yer gibi düşünmeyin. Daha çok insan zihninin koyduğu hedefler gibidir. Doktor olmak istemek ya da daha soyut bir dilekle iyi bir insan olmayı istemek gibi.

Onca ağaca bez bağlamak, onca dua etmek, kiliselerde mum yakmak… Bunların hepsi bir dileğin, bir isteğin varlığıdır.

Ama bu işi fazla hafife almamak gerekir. Şakası bile anlatılır. Adam kaynanasını bir daha hiç görmemeyi dilemiş, dileği kabul olmuş, kör olmuş.

Gidilecek yeri seçmek önemlidir. Gidilemese bile bir hedefin olması, yolda gereksiz zikzaklar çizmeden, yolu fazla uzatmadan ilerlemeyi sağlar.

Mesele bir an önce varmak değildir. Olunması gereken zamanda, olunması gereken yerde olmaktır. Varınca da bunu son durak sanmamaktır. Daha ilerisi olduğunu bilmek, yeni yolların varlığını kabul etmek ve yola öyle devam edebilmektir. Asıl güzellik biraz da buradadır.

Yorum Bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir