Nötrinolar ve Rakamların Altında Küçülen İnsan

Gündemde olduğundan biraz fikriniz olmuştur: Fark edilmek için çok kilometrelerce buz gerektirecek küçücük bir parçacık nötrino... Vücudumuzdan her saniye 100 trilyon geçiyor; bize dokunmadan, bize uğramadan... Uğrayanı 10 yılda bir tanesi; biri dokunuyor bir parçacığımıza. Parçacık dediğinden yaklaşık 10 üzeri 28 parçacık var.
On milyon lira nasıl bir şeydir? 3 milyon olsa eviniz, 3 daire parası... 100 milyon bir site, 30 dairelik. Hesaba başlayınca bir yerlerde kalıyorsunuz. Memursunuz, hayatınız boyunca ne kazandınız? Emekli maaşınız ne kadar? Sorulara bakınca nötrino hesabındaki küçüklüklere aklınız; sizin bulunduğunuz yere, evrendeki yerinize... Küçük mavi noktanın tükenmez kalemle kağıda konmuş bir... Hadi ona da gömleğiniz bugün mavi olsun; mavi noktaya, daha da rakamların altında ezik büzük bir mavi nokta olmaya götürüyor sizi.
Gençliğimde (daha TV tek kanal, siyah beyaz) filmler gösterirdi; saplanır kalırdık karşısında. O zamanlarda "Kendi Kendine Küçülen Adam" diye film seyretmiştim, fantezi kurgu... Beynimin bir yerlerine zor sığmıştı; onunla karafatmayla savaşmış, kibrit çöpüne binip batmaktan kurtulmuştuk, heyecan tam en tepede!
Şimdilerde aynı şeyi yaşıyor gibiyim. Her şey, özellikle paralar, hesaplar, sayamamazlıklar, bilmemezlikler... Anlayamaz halde oluşum, karşılaştırdığımda bir şeyleri sinek kadar kalışım... 35 ayda yeme içme 1 milyon; 350 ayda 10, 3500 ayda 100 milyon... Milyarlar, trilyonlar aylık olarak bile!
Geldik yine en başa: Yüz trilyon geçiyor her saniye vücudumuzdan, 10 senede 10 üzeri 28 parçacığımızdan biriyle selamlaşıyor, ışıyor. Kendisini yakalamak için herhangi birini, birkaçını... Kilometrelerce derinliğinde buz kütleleri lazım; orada birkaçını bulabiliyoruz. Bulmak ne kelime, bir anlık bir ışıltı!
Hikayeler, hayatın masalı aynen böyle: Kendi kendine küçülen adam... En son kibrit çöpü lazım üstüne çıkıp, batmayacağım.