İçimizdeki Yükleri Bırakamamak

İçimizdeki Yükleri Bırakamamak

Öyle zaman geçti, öyle yoksun... Olup olmadığın bile; bir zamanlar var mıydın, var olan sen miydin? Soru olarak hafızamda, askılarda takılı... Soğuk palto, istediğinde çıkarıp giyesim oluyor. Askıdan soruları alıp kafama takıp bir rüzgara karşı yürümek, bir yağmura direnmek hasta olmak pahasına.
  
Senin için bir sivilce izi belki; irini atıldığında ardında iz bırakmayan bir sivilce olacağım. "Hadi o kadar da değil" dediğinde bir ufak çizik, yara izi; göstermeye kalksan zor görülür cinsinden... Sen de aynı ben gibi bir yerlere sığamadığında, o zaman "Ben demiştim"lerime takılıp bir sarsılış, bir düşme hali... Takıldın ya, sendeleme hali! Aklına gelip hemen çıkacağım; dokunmadan, değmeden, bir yerleri acıtıp bir yerleri çizip... Olmasın, yapmayacağım, yapma!
  
Duyacaksın bir zaman sonra beni; "Beni yalnız bırakma" dediğimi... Hayatının bir yerinde birilerine söylenmiş olarak senin kulağına da gelecek, sana da söylendiğini hatırlayacak, anlayacaksın. Kırıntısız genç hafızanda "Bu benim" diyeceksin, "Bu bana da, bu bana..."
  
İğreti bir yaşam gibi yaşadıklarım; benzemeyecek hiçbir şeye, bir yaşantıya hiç... Bu hayatı sorgularken gözüne ışık tuttuğumda kör edecek ışıklardan; benzemiyor olduğu belli... Oysa yaşananlar aynı, tıpkısının aynısı değil belki... Aynı bakış, bakışım farklı! Güzel olarak gideyim çok istedim; farklı gidilen yerde bari bir yerim olsun... Sığınılacak değil, benim olan... Sığınılmış değil, benim için, ben için olan bir yer hep istedim.
  
Bir gün vazgeçtiğimde bir yerlere gitmekten, yorulmuş olabilirim; vazgeçiş hiç değil! Bulduğumda benim olan o yeri, biliyorum kaldıramazsın. Bir yer var sende, senin yanında... Sığmam, sığamam, bırakamam yüklerimi, "Dışarıda kalsın" diyemem, koyamam! Sende daha büyümez, çok zaman ister büyümesi yerimin. O zaman ben kalmam, ben olmam... "Beni yalnız bırakma" dediğim, "Benden vazgeçme" demek değil. Benden sonra benim umurumda olmaz, benden sonra ne değişir, ne olur umurumda değil; sadece sen unutma!
  
Hepsi bu değil; bu hafıza neleri düşürdü yollarda, neleri kaybetti, nerelerde bıraktı bir şeyleri bir yerlerde... Gitmek nasıl, bilmek... Kelimeler yetmiyor.
  
Ne kolaydı gelecek falcılığı; hem de bu sözlerle anılar ve hepsini haksız bir köşeye koydu, o kadar.

Bu yazıyı paylaş

Facebook X Threads LinkedIn
#Yaşam