
Sanki bu dünyanın insanı değilmiş gibi bir şeyler yazmak istiyorum. Bu evrenin insanı gibi kuantum, fizik, kimya yazmak; sosyoloji, psikoloji konuşmamak, yazmamak istiyorum. Ağaçlar gibi; neredeyse sadece içinde bulunduğum ortamdan bir şeyler almamak, çok az almak; bana, bedenime havadan sudan alıp her şeyi öyle olmak, öyle kalmak…
Saksıya diktiğiniz bitkinin toprağını tartıp öyle koyun; sonra bitkiniz büyüdükten, çok büyüdükten sonra saksı değiştirirken toprağı tekrar tartın; biraz, çok az azalmış olduğunu göreceksiniz. Ee, onca bitki olan bitki sadece su mu? Evet, su da var. Yeşil bitkiler özellikle fotosentez meraklısı olduklarından; merak değil, illa yaşama şekli. Hani diyor ya birileri: “Bu oksijen dünyayı mahvetti,” dedikleri doğru bile olabilir. Doğru; bu bitkiler su ve topraktan aldıkları minerallerle —o da çok az— havadan karbon alıp karbonları daha çok selüloz ve benzeri yapılar kurarak var oluyorlar; karbon karbondioksitken karbonu bırakıp oksijeni ortama bırakıyorlar fotosentez yaparak. Kullanılan malzeme inandırıcı gelmiyor olabilir size; hava.
Toprağa o kadar gübre, ilaç, bir dolu şey hani istiyor. Hepsi güneş kuvvetiyle bir daha havalı, daha içerikli… Hani “Sade dondurma sevmem,” havası bizde de vardır; şişman göstersin, dolgun göstersin, alıcısı çok olsun kaprisi… Bitkilerde de var o kapris. Güneş ve hava… Hani “Size de güneşe çıkın, ortam yapın filan,” dediklerinden… D vitamininiz eksik filan işte ondan.
Bu durum tıpkı dışarıdan alınacak çok bir şey kalmayınca; hani bir köşede çeneye kuvvet, sohbet, dedikodu, boş laf… Alsan ne, satsan ne; bir hava bile etmez. Hani iki dakika nefes alma da görelim. Saksı toprağı gibi ortamlarda hani biraz zevk veren gübresi bol sanatı, balesi, karesi, sohbeti belki…
D vitamini eksikliği; çık güneşe, al soluğunu, aç kitabını. Sesini biraz kıs, dinle sessizliği. Biraz hoş hale getiren müziğini; içinde dallar oluşsun, baharı çiçek olsun, meyve olsun yazdıkların, anlattıkların, anlattıkları, dinlediklerin.
Odun olmak da var bir yerinde; boşuna dememişler “Cehennemde yanacaksın,” şimdiden hazır et kendini.
